İmamoğlu’na Yönelik Operasyonlar ve CHP’nin Stratejisi
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu’na yönelik operasyonları ve partinin gelecekteki adımlarını değerlendirdi.
19 Mart 2025 tarihi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çevresine yönelik başlatılan operasyonların birinci yıl dönümünü işaret ediyor. Bu süreçle ilgili olarak CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Cumhuriyet gazetesine önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik, sürecin başlangıcını 31 Mart 2024 yerel seçimleri olarak tanımlarken, CHP’nin bu seçimlerde elde ettiği başarının ardından siyasi dengelerin değiştiğini ifade etti. “Sosyal politikalar, burslar, yurtlar, kreşler ve kamusal alanların korunmasıyla halkçı belediyecilik güçlendi. 2024 sonrası bunun daha da büyüyeceğini gördüler” dedi.
Çelik, bu durumu değerlendirirken siyasi bir karar alındığını ve sürecin adım adım ilerlediğini belirtti. “Cumhuriyet Bayramı arifesinde, 29 Ekim çok güçlü kutlandı. 30 Ekim’de Esenyurt Belediyesi ile düğmeye bastılar” şeklinde konuştu.
19 Mart sürecini İmamoğlu üzerinden gerçekleştirilen bir siyasi müdahale olarak değerlendiren Çelik, “Ekrem İmamoğlu, ‘Cumhurbaşkanı adayımızı önseçimle belirleyeceğiz’ dedi. Ardından 18 Mart’ta diploması iptal edildi, 19 Mart’ta operasyon yapıldı” ifadelerini kullandı. Operasyonların işleyişine dair eleştirilerde bulunan Çelik, “Normalde delil toplanır, sonra operasyon yapılır. Burada önce tutuklama yapıldı, ardından delil üretme çabasına girildi” dedi.
Sürecin uzatılmaya çalışıldığını kaydeden Çelik, “Sonuçta son karar verici halktır. Gerçekleri gizleyerek toplumda karşılık bulmaya çalışıyorlar ama bunu başaramıyorlar. Saraçane’de, meydanlarda bu gerçeği herkes görüyor” şeklinde konuştu. 19 Mart’ta yurttaşların sürece güçlü bir destek verdiğini belirten Çelik, “Ekrem İmamoğlu’na, CHP’ye, demokrasiye ve adalete sahip çıktılar. Protestolar Saraçane’den başlayarak Türkiye geneline yayıldı. Önce on binler, sonra yüz binler, ardından milyonlar bir araya geldi” dedi.
Çelik, 19 Mart sonrası CHP’nin İstanbul ve Türkiye genelinde düzenlediği mitinglerin klasik bir siyasi kampanyanın ötesine geçtiğini belirterek, bu süreci “tarihin en uzun soluklu seçim kampanyası” olarak tanımladı. “Seçim dönemlerinde günde üç miting de yaparsınız. Ancak 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde, ortada hiçbir seçim yokken bir siyasi parti Türkiye’de bir yılda 100 buluşma gerçekleştirdi ve gittiğimiz her yerde ‘kale siyaseti’ bitirilerek meydanlar doldu” dedi.
Miting ve buluşmaların devam edeceğini vurgulayan Çelik, “Türkiye’de mitinglerin yarısı tamamlandı. Genel başkanımız Özgür Özel öncülüğünde 81 ilde mitingler sürecek. İstanbul’da da mücadele kararlılıkla devam edecek. Ekmek ve özgürlük mücadelesiyle adalet mücadelesi ayrılmaz. Hem çarşıda, pazarda hem sahada, sokakta genel başkanımız ve biz yurttaşlarla buluşacağız” dedi.
Silivri’de 9 Mart’ta başlayan İBB davasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çelik, “Biz gerilimden özellikle kaçınıyoruz. İstiyorlar ki CHP sürekli polisle, askerle karşı karşıya gelen bir konumda olsun. Bu ülkeye 30 yıl hizmet etmiş bir öğretmenin çocuğuyum. Devlet geleneğinin ne olduğunu çok iyi bilen insanlarız” dedi. Duruşmalardaki savunmalarda önemli çelişkilerin ortaya çıktığını belirten Çelik, “‘Gördüm’ demiyor, ‘duydum’ diyor. Bu iddiaların ne kadar zayıf olduğu netleşti” ifadelerini kullandı.




