Şamil Tayyar’dan Selvi’ye ‘Öcalan’ın villası’ yanıtı
Şamil Tayyar, Bahçeli’nin İmralı’daki yapı için yaptığı açıklamayı değerlendirdi; Selvi’nin 1935’ten kalan eklenti yorumuna itiraz etti.
AKP’li Şamil Tayyar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gazeteci Nagehan Alçı’ya İmralı’da Abdullah Öcalan için inşa edildiği belirtilen yapıyla ilgili açıklamasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Bahçeli’nin açıklamasının, daha önce dile getirdiği 250 metrekarelik alan bilgisini doğruladığını belirten Tayyar, MHP liderinin yapının “villa” olarak nitelendirilmesine karşı çıktığını söyledi.
Söz konusu yapının hem barınma hem de çalışma amacıyla kullanılmak üzere planlandığını savunan Tayyar, yapının “iki katlı, bahçeli ev” şeklinde tanımlanabileceğini ifade etti. Tayyar ayrıca, Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin yapının 1935’ten bu yana ihtiyaçlara göre oluşturulan bir eklenti olduğu yönündeki değerlendirmesine katılmadı.
Şamil Tayyar, paylaşımında İmralı’daki gelişmelerin ayrıntılarına hâkim olduğunu belirttiği Bahçeli’nin sürecin şeffaf yürütülmesini istediğini yazdı. Tayyar, yapının adının nasıl konulduğundan bağımsız olarak 250 metrekarelik, bahçeli ve iki katlı bir konuttan söz edildiğini öne sürdü.
Öcalan’ın kamuoyunda daha görünür hale gelmesinin sürece yönelik tepkileri artırdığı yönündeki kişisel görüşünü de yineleyen Tayyar, bu değerlendirmeye katılmayanlar açısından dahi sürecin açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini savundu. Tayyar, bilgilerin gizli tutulmasının süreci zorlaştırabileceğini ancak şeffaflığın daha etkili sonuç vereceğini ifade etti.
Abdulkadir Selvi ise 14 Eylül tarihli yazısında, İmralı’daki yapının cezaevi yerleşkesi içinde bulunduğunu ve Öcalan’a tahsis edilmiş bir “dubleks villa” şeklinde sunulmasının doğru olmadığını belirtmişti.
Selvi, İmralı’daki yerleşkelerin 1935 yılında inşa edildiğini, sonraki yıllarda ihtiyaçlara göre yeni düzenlemeler yapıldığını aktarmıştı. Söz konusu alanın, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında koordinasyon ve toplantı amacıyla kullanılan bir çalışma mekânı olduğunu yazan Selvi, devletin dönemsel ihtiyaçlara göre bu tür düzenlemeler yapabileceğini ifade etmişti.




