Rusya, 13 Yıl Sonra Euro-2 Standartlı Benzini Yeniden Satışa Sundı

Rusya, 2013’te yasakladığı Euro-2 standartlı benzinin üretim ve satışına yeniden izin verdi. Uzmanlar, bu durumun risklerine dikkat çekiyor.

Rusya, akaryakıt arzındaki zorlukları aşmak amacıyla 2013 yılında yasakladığı Euro-2 standartlı benzinin üretim ve satışına yeniden izin verme kararı aldı. Bu adım, ülkedeki rafinerilerin üretim kayıpları yaşaması sonrasında alınırken, uzmanlar modern araç sahiplerini bu düşük standartlı yakıtın olası zararları konusunda uyarıyor.

Rus hükümeti, Euro-2, Euro-3 ve Euro-4 standartlarındaki benzinlerin üretim, ithalat ve satışını 1 Temmuz 2027’ye kadar yeniden serbest bıraktı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı bu karar, 2013 yılından beri yasaklı olan Euro-2 benzinini akaryakıt istasyonlarına geri döndürme imkanı sunuyor. Enerji Bakanlığı, bu uygulamanın geçici olduğunu ve temel amacın olası yakıt sıkıntısını önlemek olduğunu vurguladı.

Euro-2, günümüzdeki Euro-5 ve Euro-6 standartlarına göre çok daha fazla kükürt ve kirletici madde içeren bir yakıt standardı olarak tanımlanıyor. Örneğin, Euro-2 standartlarında kilogram başına 500 mg kükürt bulunmasına izin verilirken, Euro-5’te bu sınır sadece 10 mg ile sınırlı. Yeni düzenleme ayrıca benzine yüzde 3’e kadar metanol karıştırılmasına da olanak tanıyor.

Bu kararın arkasındaki en önemli neden, son aylarda yaşanan üretim kayıpları. Ukrayna’nın insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda birçok Rus rafinerisi üretimi durdurdu veya kapasitesini düşürdü. Bu durum, ülkedeki benzin üretiminin iç talebin oldukça gerisinde kalmasına yol açtı. Rusya, bu açığı kapatmak için Belarus başta olmak üzere Hindistan, Kazakistan ve Fas’tan akaryakıt ithalatını artırdı.

Uzmanlar, düşük standartlı yakıtların özellikle modern otomobillerde ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Yüksek kükürt oranı, katalitik konvertör, oksijen sensörleri ve emisyon sistemlerinde hasara neden olabileceği gibi, motor içinde aşınmayı da hızlandırabilir. Rus yetkililer ise alınan kararın yalnızca arz güvenliğini sağlamak amacıyla uygulandığını ve kalıcı bir politika değişikliği anlamına gelmediğini ifade ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu