PD170 motoru: Güney Kore’den Türkiye’ye kritik talep
Güney Kore, insansız hava aracı testlerinde yaşadığı teknik sorunların ardından Türkiye’nin geliştirdiği PD170 motoru için Ankara ile temasa geçti.
Askeri teknoloji alanında önemli ihracatçılar arasında yer alan Güney Kore, kendi insansız hava aracı projelerinde yaşanan teknik sorunların ardından Türkiye’ye yöneldi. Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), TUSAŞ ve TEI tarafından geliştirilen PD170 motoru için Türk yetkililerle temas kurdu.
Güney Kore’nin resmi haber ajansı Yonhap, gelişmeyi, ülkenin art arda yaşanan İHA kazalarının ardından Türk savunma sanayisinden destek arayışı olarak değerlendirdi. Görüşmelerin, yalnızca motor tedarikini değil, iki ülkenin mühendislik birikimlerini bir araya getirebilecek daha kapsamlı bir iş birliğini de gündeme getirdiği belirtildi.
PD170 sahadaki performansıyla öne çıkıyor
TEI’nin orta irtifa ve uzun havada kalış sınıfındaki insansız hava araçları için geliştirdiği PD170, ANKA ve AKSUNGUR platformlarında kullanılıyor. 172 beygir güç üreten turbodizel motor, AKSUNGUR üzerinde 45 saatlik havada kalış süresi ve 42 bin feet irtifa değerleriyle dikkat çekti.
TUSAŞ yetkilileri, Güney Kore ile yürütülen temasların tek bir motor satışına indirgenmemesi gerektiğine işaret ediyor. Tarafların mevcut görüşmeleri, havacılık alanında uzun vadeli ve teknik kapasite paylaşımına dayalı bir ortaklığın başlangıcına dönüştürme ihtimalini değerlendiriyor.
Türkiye’nin savunma ihracatı vurgusu
Yonhap’ın değerlendirmesinde, Türk insansız hava araçlarının teknik özelliklerinin yanı sıra Ukrayna ve Orta Doğu gibi çatışma bölgelerinde elde ettiği operasyonel deneyime de dikkat çekildi. Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatında 10 milyar dolar eşiğini aşması, ANKA-3’ten Süper Şimşek fırlatılması gibi çalışmalarla birlikte ele alındı.
Bu gelişmelerin, Türkiye’nin havacılık ekosisteminin küresel pazardaki rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Güney Kore’nin PD170 motoruna yönelik ilgisi de Türk savunma sanayisinin yalnızca platformlarda değil, kritik alt sistemlerde de uluslararası karşılık bulduğunu gösteren bir gelişme olarak öne çıktı.




