Çocuklarda Okuma Direnci Artışı ve Ekran Kullanımı

Dijital ekranların etkisiyle çocuklarda okuma direnci artıyor. Uzmanlar, ekran süresinin okuma alışkanlıklarını nasıl etkilediğini vurguluyor.

Dijital teknolojilerin hayatın her alanına entegre olması, çocukların okuma alışkanlıklarını ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle 9 ile 12 yaş arasındaki çocuklarda artan ekran sürelerinin, dikkat süreleri ve okuma becerileri üzerinde önemli bir etkisi olduğu uzmanlar tarafından vurgulanıyor.

Son yıllarda, 9-12 yaş grubundaki çocuklarda “okuma direnci” belirgin bir şekilde artış gösteriyor. Bu durumu yakından takip eden yaratıcı düşünme koçu ve eğitmen Damla Kunç Koçman, hem uluslararası araştırmaların hem de kendi deneyimlerinin benzer sonuçlar ortaya koyduğunu ifade ediyor.

PIRLS ve PISA gibi uluslararası değerlendirme sonuçları, çocukların özellikle yüksek seviyede anlama ve yorumlama becerilerinde gelişim göstermeleri gerektiğini ortaya koyuyor.

Türkiye’de bu yaş grubuna yönelik uzun dönemli okuma verileri sınırlı olmakla birlikte, ekran kullanım süreleri dikkat çekici bir artış göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 11-15 yaş grubundaki çocukların akıllı telefon kullanımı günde ortalama 2-3 saat arasında değişiyor. Çocukların yaklaşık %33,4’ü bu süreyi akıllı telefonla geçirirken, %9,8’i günde 6 saatten fazla ekran başında vakit harcıyor. Televizyon ve tablet kullanımı da eklendiğinde, çocukların kitap okumaya ayırdığı süre giderek azalıyor.

Koçman, atölyelerinde bu durumu sıkça gözlemlediğini belirterek, “Çocuklar okumayı sevmiyor değil; ancak gün içinde okumaya zihinsel alan bulamıyorlar. Dikkat sınırlı bir kaynak ve ekran yoğunluğu arttıkça kitap doğal olarak geri planda kalıyor.” şeklinde görüşlerini paylaşıyor.

Uzmanlar, özellikle 9-12 yaş aralığının çocukların kalıcı okuma alışkanlıklarının oluştuğu kritik bir dönem olduğunu ifade ediyor. Bu yaşlarda kurulan kitap ilişkisi, sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda hayal gücü ve eleştirel düşünme becerilerini de doğrudan etkiliyor.

Koçman, ebeveynlerin bu süreçteki rolünün son derece önemli olduğunu belirtiyor: “Çocuk, söyleneni değil, gördüğünü içselleştirir. Okuma alışkanlığı bir talimatla değil, ilişkiyle gelişir. Evde okunan her kitap ve birlikte geçirilen her okuma dakikası, çocuğun zihinsel gelişimine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Aynı zamanda çocuğun iç dünyasını anlamamız için önemli bir fırsattır.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu