CHP’de İhraçlar ve Kılıçdaroğlu’nun Yönetim Sorunları

CHP’de yaşanan ihraçlar ve Kılıçdaroğlu’nun yönetim anlayışı, parti içindeki demokrasiyi sorgulatıyor.

CHP, düzenlediği kongreler ve kurultaylarla sorunlarına çözüm bulma çabası içerisinde, ancak bu girişimler beklenen etkiyi yaratamamış durumda. Şu an İstanbul’da biri kongreyle seçilmiş, diğeri ise mahkeme kararıyla atanmış iki il başkanı bulunuyor. Eğer yakında iki genel merkez oluşursa, bu kimseyi şaşırtmayacak. CHP’nin diğer siyasi partilerden ayıran en önemli özelliklerinden biri, parti içindeki demokrasi ve eleştiri özgürlüğüydü. Ancak görünen o ki, bu değerlerin neredeyse tamamen yok olduğu bir ortamda, en küçük bir eleştiri getirenler dahi sorgusuz sualsiz ihraç edilmektedir.

CHP yönetimi, AK Parti’yi eleştirirken “Yargıyı araçsallaştırdı” ifadesini kullanıyor, fakat kendi disiplin kurulu aracılığıyla parti içindeki muhalefeti bastırmaya çalışıyor. Parti için uzun yıllar emek vermiş olan birçok kişi ve örgüt yöneticisi, topluca ihraç ediliyor. Belediye başkanları ve meclis üyeleri de bu durumdan nasibini alıyor.

Bu yaşananlar, Kılıçdaroğlu’nun “arkadan hançerlendim” ifadesini akıllara getiriyor. 29 Mayıs sabahı, CHP yönetimine karşı bayrak açan Ekrem İmamoğlu gibi bir ismi, mevcut yönetim disiplin kuruluna sevk ederek ihraç edebilirdi. Oysa Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun başkanlığında, kendisine karşı darbe girişiminde bulunan birçok Parti Meclisi üyesini disiplin kuruluna vermedi. Aksine, kendisine muhalefet eden İmamoğlu’nu Kurultay Divan Başkanı olarak atamıştı.

CHP’nin durumu hakkında daha fazla bilgi vermek gerekirse, birçok belediye başkanının bağış toplamak amacıyla vakıf kurduğu görülüyor. Bolu Belediye Başkanı, bazı iş insanlarını önce taciz edip, ardından bağış yapmaya zorlamaktan tutuklandı. CHP’li belediye başkanlarının dikkatli ve özenli olması gerekiyor. Bodrum Belediye Başkanı’nın bağış aldıkları araçları meydanlarda sergileyerek siyaset yapması ise düşündürücü bir durum. İş insanlarının neden iş yaptıkları belediyeye bağış yapmaları gerektiği sorusu akıllarda kalıyor.

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Fethullahçı Terör Örgütü üyeliği nedeniyle yargılanacak 11 hâkim ve savcı, 18 yıl aradan sonra mahkeme önüne çıkacak. Bu duruşmanın merkezinde Muammer Karabulut bulunuyor. Yargılanacak hâkim ve savcılar arasında Hasan Hüseyin Özese, Hüseyin Ayar, Hüsnü Çalmak gibi isimler yer alıyor.

Günün sözü olarak, Ömer Koç’un “Laik, Cumhuriyet’in değerlerine bağlı gençler yetiştirme azmimizi sürdürmekteyiz” ifadesi dikkat çekiyor. Ayrıca, emeklilere yönelik bayram ikramiyesine zam yapılmayacağı açıklaması, emeklilerde hayal kırıklığına yol açtı. Yılbaşında yapılan zamların ardından, emekliler mevcut ikramiyenin artırılacağı umudunu taşırken, bu beklentilerin gerçekleşmeyeceği bildirildi.

Son olarak, Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı’nın imar konusundaki açıklamaları, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Odabaşı, imar planındaki parselin sosyo-kültürel tesis alanında yer aldığını belirterek, alışveriş merkezi iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Ancak, projenin ruhsatının seçimden üç gün önce verilmesi, çeşitli spekülasyonlara neden oldu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu