CHP’li Namık Tan’dan Suriye Açıklamaları Üzerine Değerlendirme
CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Suriye’deki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Suriye’de SDG’nin Fırat Nehri’nin batısındaki bölgelerden çekilmesiyle ilgili gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı. Tan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Suriye’de artık SDG yok. Esat’ın devrilmesi ve IŞİD’in ortadan kalkmasıyla ABD’nin SDG’ye olan ihtiyacı sona erdi. İktidarın, ABD’nin binlerce kamyonla ağır silahlarla donattığını iddia ettiği 100 bin kişilik terörist ordusunun varlığına dair tüm anlatımların gerçek dışı olduğu ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Tan, CHP’nin bölgeye yönelik politikasını ise, “Dış politikamızda akıldan başka bir rehber, ulusal çıkarlar dışında savunulacak bir konu, ulusal egemenlikten başka bir öncelik yoktur. CHP, Suriye, Irak ve İran’a baktığında her birini ayrı bir ülke olarak değerlendirir. Bu ülkelerin halklarının iradelerine saygı duyarak, onların refahı ve huzuru için destek verilmesi gerektiğini savunur” şeklinde açıkladı.
Tan, açıklamasında SDG’nin durumunu daha da detaylandırarak, “SDG’nin 2/3’ünü oluşturan yerel Arap aşiretleri, güç ve parayı takip ederek taraf değiştirdi ve 24 saat içinde SDG’nin varlığı sona erdi. Bu nedenle Suriye vilayetler haritasını kullanmak daha doğru. ‘Rojava’ ya da ‘DAANES’ olarak adlandırılan Fırat’ın doğusu, Suriye Kürdistanı değildi ve hiç olmamıştı. Suriye’deki Kürtler, Afrin, Kobane gibi yerleşim yerlerinde çoğunluk oluşturuyordu, oysa Irak Kürdistan Bölgesi’nde neredeyse tüm nüfus Kürtlerden oluşuyor” dedi.
Tan, ayrıca Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı alanların coğrafi yapısına da dikkat çekerek, “Suriye’deki Kürt nüfusunun yaşadığı alanlar, Afrin dışında düz bir yapıya sahip. Afrin, Kürtlerin tarihi yurdu olabilirken, diğer bölgelerdeki Kürt nüfusu, Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki ayaklanmalar sonrası Türkiye’den göç eden aşiretlerin devamıdır. Irak Kürdistan Bölgesi, dağlık yapısıyla ayrışırken, Suriye’deki Kürtlerin yaşadığı alanlar düz bir coğrafyaya sahiptir” şeklinde konuştu.
Tan, CHP olarak laik Cumhuriyetin dış politikasının da seküler olması gerektiğini vurguladı. Mezhepçi ve etnikçi yaklaşımlardan kaçınmayı tercih ettiklerini belirten Tan, “Laik Cumhuriyet yurttaşlığı ile komünalizm birbiriyle bağdaşmaz. Laik düzende, devlet inançlar ve etnik kökenler karşısında tarafsızdır. Yurttaşlar özgür ve eşit olarak yaşar” dedi.
Tan, Türkiye’nin sınırlarının tarihsel olarak kan ve ateşle çizildiğini hatırlatarak, “Cumhuriyet vizyonu, eksiklerin giderilmesi ve tarihle yüzleşilmesi üzerine kuruludur. Türk ile Kürt arasındaki bağ, Cumhuriyetimizin temelini oluşturur. Bizim için dış politikada akıldan başka bir rehber yoktur. CHP, Suriye, Irak ve İran’daki halkların iradelerine saygı duyar ve bu ülkelerin refahı için destek verilmesini savunur” ifadelerini kullandı.
Son olarak, Tan, sınır ötesindeki Kürtlerin doğru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiğinde Türkiye’ye güvenlik kuşağı oluşturabileceğini belirtti. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatının herkes için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Tan, “Suriye’deki gelişmelere bu çerçeveden bakıyoruz ve olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşünüyoruz” dedi.




