Küresel Piyasalarda Savaşın Etkisiyle Satışlar Artıyor

Küresel piyasalar, artan jeopolitik riskler ve savaşın etkisiyle yeni bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Küresel piyasalar, ABD ve İran arasındaki gerginliğin artması, saldırıların çoğalması ve jeopolitik risklerin yükselmesiyle haftaya yeni bir satış dalgasıyla giriş yaptı. Orta Doğu’daki gerilim, dünya ekonomisi üzerindeki riskleri artırarak birçok varlıkta satış eğilimlerini derinleştiriyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için 48 saat süre tanıması ve İran’dan gelen, ’48 saat içinde telefonlarınızı şarj edin’ mesajı, jeopolitik risklerin daha da artabileceği endişelerini körükledi. Bölgedeki gerilimlerin beklenenden daha uzun sürebileceği kaygıları, enerji arzı üzerindeki risklerin petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı artırmasıyla birleşti ve küresel enflasyon görünümünü etkiledi.

Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin enflasyonist baskıları artırabileceği yönündeki değerlendirmeler, piyasa beklentilerinde daha belirgin bir şekilde fiyatlanmaya başladı. ABD’de enflasyonun hızlanabileceğine dair öngörülerin artması, para piyasalarında Fed’in bu yıl faiz indirimine gitme beklentilerini ortadan kaldırdı. Çatışmaların uzayabileceğine dair senaryoların güçlenmesiyle birlikte piyasa fiyatlamaları, sıkılaşma olasılıklarına yönelmeye başladı.

Fed’e yönelik gevşeme beklentilerinin zayıflaması ve jeopolitik risklerin uzun süreceğine dair endişeler, tahvil, hisse senedi ve altın fiyatları üzerinde etkili oldu. Artan enflasyon riskleri ile birlikte ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 4,4180’e çıkarak 29 Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü ve şu anda yüzde 4,40 seviyesinde dengelendi. Dolar endeksi de 100 seviyesindeki güçlü duruşunu koruyor.

Fed’in faiz indirimi beklentilerinin ortadan kalkması, doların güçlenmesine ve yükselen tahvil faizlerinin altın fiyatları üzerindeki baskıyı artırmasına neden oldu. Geçen haftayı yüzde 10,4 değer kaybıyla 4.494 dolardan kapatan altının onsu, yeni haftaya da satıcılı başladı. Bugün ons altın, yüzde 3,2 azalarak 4.350 dolara düştü ve yılbaşından bu yana elde ettiği getiriyi neredeyse sıfırladı.

Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin azalması ve çatışmaların şiddetlenebileceğine dair sinyaller, petrol arzı üzerindeki endişeleri artırmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı, yüzde 0,8 artışla 108,7 dolardan işlem görüyor. Bu gelişmelere paralel olarak ABD’de endeks vadeli kontratlar haftaya negatif bir başlangıç yaptı.

Enerji fiyatlarından kaynaklanan artan enflasyon endişeleri, Avrupa’daki merkez bankalarının politika adımlarına yönelik ‘şahin’ öngörüleri güçlendirdi. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) gelecek ayki toplantısında faiz artırma olasılığı yüzde 78 ihtimalle fiyatlanmaya başladı. Artan enflasyon endişeleri, bölge tahvil piyasalarında yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,75 ile Nisan 2011’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, İngiltere’nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5’e yaklaşarak Temmuz 2008’den bu yana zirveyi test etti.

Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi, Temmuz 2011’den bu yana ilk kez yüzde 3’ün üzerine çıkarken, İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,58 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. G7 ülkeleri dışişleri bakanları ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, G7 ülkeleri adına Orta Doğu’daki mevcut duruma ilişkin ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı ve diğer önemli deniz yollarının güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) üyeleri, 11 Mart’ta petrol rezervlerinin kullanıma açılmasına karar verdiklerini hatırlatarak, küresel enerji tedarikinin sağlanması için gerekli tüm adımları atmaya hazır olduklarını ifade etti. Öte yandan, Avrupa’da endeks vadeli kontratlar yeni haftaya negatif başlarken, Avro Bölgesi’nde açıklanacak mart ayı tüketici güven endeksi verisi takip edilecek.

Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyon ve artan lojistik ile enerji maliyetleri, Asya borsalarının Japonya ve Güney Kore öncülüğünde satıcılı bir seyir izlemesine neden oldu. Çin gibi enerji ithalatçısı ülkelerde petrol fiyatlarındaki artışın daha belirgin hissedileceğine dair endişeler, büyüme görünümü üzerinde aşağı yönlü riskleri artırıyor. Japonya’da mevcut enflasyon risklerine ek olarak enerji maliyetleri kaynaklı yeni bir fiyat artışı dalgasıyla karşılaşılabileceği ihtimalleri, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) sıkılaşma adımları atabileceği beklentilerini güçlendiriyor.

Analistler, Japonya ve Güney Kore borsalarının mevcut durumdan en olumsuz etkilenen piyasalar olduğunu belirtiyor. Bu durum, bu iki ülkenin küresel enerji arzındaki yavaşlamalara karşı diğerlerine göre daha savunmasız olarak görülmesine yol açıyor. Kapanışa yakın Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 5,5, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,3, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 3,2 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,2 düştü.

Perşembe günü Ramazan Bayramı arifesi nedeniyle yarım gün açık olan yurt içi piyasalar satıcılı bir seyir izledi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,51 değer kaybederek 13.047,72 puandan tamamladı. Dolar/TL, cuma gününü 44,2980’den kapatırken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,3240’tan işlem görüyor. Analistler, yurt içinde tüketici güven endeksi ve haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD’de Chicago Fed ulusal aktivite endeksi ile Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.900 ve 12.800 puanın destek, 13.200 ve 13.300 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu ifade ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu