Dilek İmamoğlu: “İstanbul’a aday olmasını istemedim”

Dilek İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’a aday olmasını istemediğini vurguladı ve süreçte yaşananları anlattı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, eşiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ekrem İmamoğlu’nun YouTube kanalında yayınlanan bir videoda, Dilek İmamoğlu, eşinin siyasete adım atma sürecini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını ve sonrasındaki gelişmeleri detaylarıyla paylaştı.

Dilek İmamoğlu’nun videoda, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı aday ofisi adlı sosyal medya hesabında, “Demokrasi ve adalet mücadelemdeki en büyük dayanaklarımdan biri de sevgili eşim Dilek. İyi ki varsın Dilek” ifadeleriyle yer aldı.

Dilek İmamoğlu, eşinin siyasete girişiyle ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Ekrem, Beylikdüzü’nde inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın yöneticisiydi. O dönemde mevcut belediye başkanıyla bazı sorunlar yaşamıştı ve bu sorunları çözmek amacıyla birçok kişiyle iletişim kurmaya çalıştı. Ancak çevresindeki bazı insanlar, ona siyasete girmesi gerektiğini söylediler. Ben asla Ekrem’in siyasete girmesini istemedim çünkü bu alanda dürüstlükle hareket etmek oldukça zor. Bizim çocuklarımız, ailemiz vardı ve bu düzenin bozulmasını istemedim.”

Dilek İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’na başka partilerden de teklifler geldiğini belirterek, “Bu durumu siyasete değil, Beylikdüzü’ne hizmet olarak görüyordum. Eğer gerçekten hizmet edeceksen gir, ama sıradan bir siyasetçi gibi değil, farklılık yaratacaksan bu işe atıl” dedi. Ekrem İmamoğlu’nun, Ankara’dan gelen bir teklif üzerine ilçe başkanı olarak göreve başladığını ve iki yıl bu görevi sürdürdüğünü ifade etti.

Beylikdüzü’nde önemli çalışmalar yapıldığını vurgulayan Dilek İmamoğlu, bu süreçte CHP’nin kazanabileceği bir ortamın oluşturulduğunu ve Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olarak seçildiğini söyledi. Ancak Dilek İmamoğlu, İstanbul’a aday olmasını istemediğini belirterek, “İçimde büyük bir huzursuzluk vardı. Gelecekteki tehlikeleri seziyorum. Ailemi koruma içgüdüm devreye girdi. Çocuklarımın zarar görmesini istemedim” ifadelerini kullandı.

Dilek İmamoğlu, 19 Mart sabahını ise “Korkunç bir sabahtı. Ekrem hazırlanıyordu ve ben ona yardım ediyordum. Video çekmek aklıma geldi ama o kadar çok elim titredi ki canlı yayın yapamadım” sözleriyle anlattı. Ekrem İmamoğlu’nun, kendini milletine emanet ettiğini belirtti.

23 Mart’tan sonra hayatlarının yeni bir evreye geçtiğini söyleyen Dilek İmamoğlu, çocuklarıyla birlikte Ekrem İmamoğlu’nu ziyaretlerinin artık Silivri’deki etkinlik günleri haline geldiğini ifade etti. Haftada sadece 10 dakika telefon görüşme hakları olduğunu ve bu sürenin çok zor geçtiğini dile getirdi.

Dilek İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yaşadıkları zorlu süreçleri de anlatarak, “Bir yıl geçti, hala inanamıyorum. Ülkesine bu kadar bağlı bir insanı dört duvar arasına atmak bir kabus olmalı” dedi. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun suçlamalarla içeride tutulduğunu ve bunun bir siyasi operasyon olduğunu vurguladı.

Dilek İmamoğlu, yaşadıkları acıların nedenini sorgulayarak, “Bizim istemediğimiz neyi istiyorsunuz da bu kadar acı çekiyoruz? Adalet, demokrasi, eşitlik istiyoruz. Bu isteklerimiz suç mu?” diye sordu. Ülkenin mutluluğu ve refahı için mücadele ettiklerini belirterek, bu mücadelenin 86 milyonun mücadelesi olduğunu ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu