Doğanın Hafızasına Çağdaş Sanatla Yolculuk
Doğanın hafızasını çağdaş sanatla buluşturan ‘Symphony of the Earth’ sergisi, Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverleri bekliyor.
Doğanın hafızasını çağdaş sanatın çeşitli disiplinleriyle bir araya getiren ‘Symphony of the Earth’ sergisi, 16 Temmuz’da Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Zeynep Albeniz Erbelger’in küratörlüğünü üstlendiği bu sergi, dokuz sanatçının resim, heykel ve diğer sanat eserleriyle doğanın dönüşümünü, zamanın izlerini ve yeryüzünün çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. Sergi, 10 Eylül’e kadar ziyaret edilebilecek.
Doğanın bir bütün olarak yalnızca tek bir ses değil, birçok farklı ritmin birleşiminden oluştuğu fikrinden hareket eden ‘Symphony of the Earth’, çağdaş sanatın çeşitli ifade biçimlerini ortak bir anlatımda buluşturuyor. Ziyaretçilere zaman, dönüşüm ve yeryüzünün hafızasını sorgulatan eserler aracılığıyla doğaya yeni bir bakış açısı sunuluyor.
Serginin ilham kaynağı, Gustav Mahler’in ‘Bir senfoni, dünya gibi olmalıdır. Her şeyi içine almalıdır.’ sözü. Bu bağlamda, sergi; resim ve heykel gibi farklı sanat formlarıyla yeryüzünün hem görünür hem de görünmeyen katmanlarını yeniden yorumluyor. Eserler, doğanın hafızasına, zamanın izlerine ve yaşamın sürekli dönüşümüne odaklanarak izleyiciyi dünyanın çok sesli yapısını düşünmeye yönlendiriyor.
Doğanın Ortak Hafızasına Sanatsal Bir Yolculuk
Küratör Zeynep Albeniz Erbelger, serginin temel fikrini doğadaki armoninin yalnızca uyumdan değil, farklı ritimlerin ve dönüşümlerin bir araya gelmesinden oluştuğu düşüncesi üzerine inşa ediyor. Sergideki her eser, toprağın, suyun, rüzgârın ve zamanın bıraktığı izleri farklı bakış açılarıyla yorumlayarak ortak bir anlatının parçası haline geliyor.
Sergi, doğayı sadece gözlemlenen bir manzara olarak değil, insanın sürekli var olduğu ve değişen dinamik bir alan olarak ele alıyor. Mağara ile beden, kaya ile kent, doğal olan ile yapay olan arasındaki ilişkileri sorgulayan eserler, jeolojik zaman, hafıza, dönüşüm ve insan-doğa etkileşimi üzerine çok katmanlı bir düşünme alanı sunuyor. Ziyaretçiler, doğayı açıklayan değil, onunla yeniden karşılaşmayı öneren bir sanat deneyimi yaşıyor.
“Doğayı Yeniden Görmeye Değil, Onunla Yeniden Karşılaşmaya Davet Ediyoruz”
Serginin temelini anlatan Zeynep Albeniz Erbelger, ‘Symphony of the Earth’ sergisinin doğayı temsil etmeye çalışmadığını, aksine yeryüzüyle kurulan ilişkinin farklı biçimlerini yan yana getiren bir düşünme alanı sunduğunu belirtiyor. Burada doğa, bir arka plan değil, her eserin içine sızan, bazen görünür, bazen geri planda kalan ama her zaman hissedilen bir varlık olarak yer alıyor. Anlamın, tıpkı bir senfoni gibi, tek bir seste değil; farklı seslerin, boşlukların ve karşılaşmaların bir aradalığında ortaya çıktığını vurgulayan Erbelger, ziyaretçileri doğaya yeniden bakmaya değil, onunla yeniden karşılaşmaya davet ediyor.
Dokuz Sanatçıdan Doğaya Dokuz Farklı Yaklaşım
Soyhan Baltacı, Serdar Acar, Burak Kutlay, Nilüfer Yıldırım, Nilay Özenbay, Elif Nadas, H. Merve Güç, Özge Kahraman ve Selin Aral gibi sanatçıların eserlerinden oluşan seçki, resim, heykel ve çağdaş sanatın diğer disiplinleri aracılığıyla doğanın görünür ve görünmeyen katmanlarını farklı estetik yaklaşımlarla yorumluyor. Her sanatçı, yeryüzünün hafızasına kendi anlatım diliyle yaklaşırken, eserler bir araya gelerek doğanın çok sesli yapısını görünür kılan ortak bir kompozisyon oluşturuyor.
10 Eylül’e Kadar Galeri Işık Teşvikiye’de
Yaz dönemi boyunca ziyarete açık olan ‘Symphony of the Earth’ sergisi, 10 Eylül 2026 tarihine kadar Galeri Işık Teşvikiye’de sanatseverleri ağırlamaya devam edecek. Doğa, zaman ve hafıza üzerine düşünmeyi teşvik eden sergi, çağdaş sanat aracılığıyla yeryüzünün çok katmanlı hikâyesini keşfetmek isteyen herkesi bu ortak deneyime davet ediyor.




