Turuncu Şey: Mizah ve Çevre Bilinci Üzerine Bir Hikaye
Maud Faverjon’un ‘Turuncu Şey’ kitabı, mizah ve çevresel farkındalıkla dolu eğlenceli bir hikaye sunuyor.
Dünyanın içinde bulunduğu durumları mizahi bir dille anlatan yazarları her zaman takdir etmişimdir. Günışığı Kitaplığı, bu bağlamda yeni bir eserle karşımıza çıkıyor: Turuncu Şey, Maud Faverjon’un kaleminden çıkan, renkli ve komik bir hikaye.
Kitabın son sayfasını kapattığımda aklımda kalan cümle, geleceğe umutla bakmamız gerektiği oldu. Resimli bir kitapta, insanın geleceğe dair umut beslemesi elbette beklenir; fakat gerçek hayatta endişelerimiz de yok değil. Çevresel sorunlar ve daha birçok dünya meselesi, bizim bu konulardaki kaygılarımızı artırıyor. Ancak kitaplar, bu kaygılarımıza karşı bir tür isyanın ifadesi olarak karşımıza çıkıyor. Doğa, kendi döngüsünde devam ederken, bizlerin kaygılarına kayıtsız kalıyor; yangınlar, seller ve iklim değişikliği, belki de bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor. İnsanlık olarak, kırdığımız vazoların ardından bir telafi arayışındayız. Peki, bu mümkün mü?
Hikayede, bir kutup ayısının parlak turuncu bir nesne bulmasıyla başlıyor her şey; bu, plastik ve şişme bir halka. Günümüzün eleştirel perspektifinde her temaya uyacak bir nesne olarak karşımıza çıkıyor. Buz üzerinde diğer hayvanlar da sırayla bu turuncu şeye yaklaşarak meraklarını gideriyorlar.
“Acaba bu tuhaf şey bir şapka olabilir mi?” diye soruyor biri. “Şöyle tak bakayım, çok yakıştı sana,” diyor diğeri. Ancak, “Şapka değilmiş gibi geliyor bana…” diye düşünenler de var. Hayvanlar, turuncu şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırken yaklaşan tehlikenin farkında bile değiller. Tehlike belirdiğinde ise iş işten geçmiş olabilir. Yoksa kurtuluşları tam olarak bu turuncu nesnede mi gizli? Eğer öyleyse, bunu anlayabilecekler mi?
Hikayenin sonuna geldiğinizde, aklınızda nasıl bir düşünce oluşacak merak ediyorum. Turuncu Şey, az kelimeyle çok şey anlatan, mizah ve harika çizimlerle çevresel farkındalık ve iklim değişikliği üzerine eğlenceli bir eleştiri sunuyor. Bu eser, turuncu şeylerin bitmediği dünyamızda, insanlığın komik halleriyle somut deliller üretenlere bir selam duruyor. İyi okumalar dilerim. Yaşasın çocuk kitapları!




