Türk Nöroloji Derneği’nden Dünya Uyku Günü Mesajı: ‘İyi Uyu, Daha İyi Yaşa’

Türk Nöroloji Derneği, Dünya Uyku Günü’nde uykunun önemi ve sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini vurguladı.

Türk Nöroloji Derneği (TND) Uyku Tıbbı Çalışma Grubu, 13 Mart Dünya Uyku Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Bu yılki temanın “İyi Uyu, Daha İyi Yaşa” olarak belirlendiği ifade edildi. Uykunun sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğu vurgulandı.

Bildiride, uykunun genellikle sadece dinlenme olarak algılandığı, ancak nörolojik açıdan beynin en aktif dönemlerinden biri olduğu belirtildi. “Her gece ışıkları kapattığımızda aslında dünyayı değil yalnızca bilincimizi kapatırız. Çünkü biz uyuduğumuzu sanırken beynimiz çalışmaya devam eder. Hatta nörolojik açıdan bakıldığında uyku, beynin en yoğun mesai yaptığı zamanlardan biridir,” denildi.

Dünya Uyku Günü’nün bu bağlamda önemli bir hatırlatma yaptığı ve iyi bir uykunun, iyi bir yaşamın temelini oluşturduğu vurgulandı.

Açıklamada, modern yaşamın getirdiği yoğun tempoyla birlikte toplumun uykudan feragat eden bir yaşam tarzına yöneldiği ifade edildi. Daha fazla çalışmak veya sosyal hayatı kaçırmamak adına uykudan ödün vermenin büyük bir yanılgı olduğu belirtildi. “Modern çağın en büyük yanılgılarından biri uykunun harcanabilir bir zaman dilimi olduğudur. Oysa nörobilim bize çok net bir mesaj veriyor: Uyku vazgeçilebilir değil, telafi edilemez bir biyolojik ihtiyaçtır,” denildi.

TND Uyku Tıbbı Çalışma Grubu, uykunun pasif bir dinlenme değil, beynin aktif olarak yeniden yapılanma süreci olduğunu vurguladı. Gün boyunca edinilen bilgilerin, yaşanan duyguların ve maruz kalınan stresin uyku sırasında işlendiği ifade edildi. Non-REM uykusunun kalıcı hafıza oluşumu ve sinaptik düzenleme için kritik bir rol oynadığı, REM uykusunun ise duygusal düzenleme ve yaratıcılıkla yakından ilişkili olduğu aktarıldı.

Özellikle derin uyku evresinin beynin bakım moduna geçtiği dönemler olduğu belirtilerek, “Son yıllarda keşfedilen glimfatik sistem, uyku sırasında beynin adeta bir temizlik moduna geçtiğini ortaya koymuştur. Gün içinde biriken metabolik atıklar ve potansiyel nörotoksik maddeler bu süreçte temizlenir,” ifadesi kullanıldı. Bu mekanizmanın bozulmasının Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkili olabileceği kaydedildi.

Bildiride, klinik pratikte sık karşılaşılan uyku sorunlarının yalnızca geceyi değil, gündüz yaşamını da etkilediği belirtildi. İnsomnia, uyku apnesi, huzursuz bacaklar sendromu ve REM uykusu davranış bozukluğu gibi durumların dikkat azalması, karar verme güçlüğü ve duygu durum değişiklikleriyle ilişkilendirildiği ifade edildi. Özellikle REM uykusu davranış bozukluğunun bazı nörodejeneratif hastalıkların erken belirtisi olabileceği vurgulandı.

Dijital yaşamın uyku düzeni üzerindeki etkilerine de değinilen bildiride, akşam saatlerinde ekran ışığına maruz kalmanın, geç saatlere kadar aktif kalmanın ve düzensiz yaşam ritminin beynin biyolojik saatini bozduğu ifade edildi. Melatonin salgısının baskılanmasıyla birlikte uykuya dalma süresinin uzadığı ve uyku kalitesinin düştüğü belirtildi. Bu durumun yalnızca bireysel bir sorun olmadığı, trafik kazaları, iş kazaları, okul başarısı ve ruh sağlığı gibi birçok alanın uyku kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı.

Dünya Uyku Günü’nün bu yılki teması olan “İyi uyu, daha iyi yaşa” mesajının bilimsel bir gerçeği yansıttığı ifade edildi. Düzenli ve kaliteli uykunun beynin sağlıklı çalışabilmesi için şart olduğu belirtildi. “Uyku yaşamdan çalınan bir zaman değil; yaşam kalitesini artıran bir yatırımdır,” denildi.

Açıklamanın sonunda, uykunun zihinsel performans ve beyin sağlığı için temel bir süreç olduğuna dikkat çekildi. “Beynin sağlığı gece başlar. Uyku sırasında kurulan sinirsel bağlantılar, temizlenen metabolik atıklar ve yeniden dengelenen biyolojik ritimler sabah uyandığımızda kim olduğumuzu belirler,” ifadesi kullanıldı. Dünya Uyku Günü kapsamında toplumun uyku sağlığı konusunda bilinçlenmesinin önemine vurgu yapılarak, “Alarmınızı değil, önceliklerinizi değiştirin. Çünkü iyi bir uyku yalnızca daha iyi bir gece değil; daha iyi bir beyin ve daha iyi bir yaşam demektir,” çağrısı yapıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu