Muhsin Yazıcıoğlu Soruşturmasında Çelişkili İfadeler Gündemde

Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası soruşturmasında tutuklu pilotun çelişkili ifadeleri dikkat çekiyor.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, tutuklu emekli asker Ali Armağan ve eşi Şerife Armağan’ın ifadeleri dosyaya dahil edildi.

Ali Armağan’a, olay günü Malatya Erhaç’tan kalkan F-4 uçaklarıyla gerçekleştirilen uçuşlar, Kahramanmaraş semalarındaki TAKSAN uçuşu ve FETÖ’nün firari sözde TSK imamı Adil Öksüz ile bağlantılı olduğu değerlendirilen HTS kayıtları soruldu. Eşi Şerife Armağan’a ise babası adına kayıtlı telefon hattı, ankesör aramaları ve Adil Öksüz’ün Sakarya’daki adresinde bulunan kitapta tespit edilen parmak izi ile evde ele geçirilen notlar yöneltildi.

Şüphelilerin birçok kritik soruya “hatırlamıyorum”, “tanımıyorum”, “bilmiyorum” şeklinde yanıt vermesi dikkat çekti. Bununla birlikte, dosyada uçuş kayıtları, HTS analizleri ve ev aramasında ele geçirilen materyallerin bulunması çelişkileri artırdı.

Armağan’a, 25 Mart 2009’da TC-HEK tescilli helikopterin kaza yaptığı saatlerde Malatya Erhaç’tan kalkan F-4 uçuşları hakkında sorular yöneltildi. Soruşturma makamları, olay günü D721 çağrı kodlu HH721 iz numaralı uçuşta Ali Armağan ve Ahmet Turhan’ın; D720 çağrı kodlu HH720 iz numaralı uçuşta ise Ali Armağan ve Nihat Biçer’in yer aldığına dair kayıtları sundu. Ancak Armağan, “Ben kesinlikle F-16 pilotları ile Kahramanmaraş semalarında uçmadım. O saatlerde Sivas üzerinde önleme görevindeydim” şeklinde savunmada bulundu. Olay günü helikopterin kırıma uğradığı sırada Sivas üzerinde uçtuğunu iddia eden Armağan, Genelkurmay’dan gelen bilgilerin yanlış olduğunu öne sürdü.

Ancak soruşturma makamlarının sunduğu uçuş kayıtlarına rağmen Armağan, aynı gün iki ayrı F-4 uçuşuna ilişkin sorulara “hatırlamıyorum” ve “kabul etmiyorum” yanıtlarını verdi. Bu durum, dosyadaki çelişkili ifadeler arasında yer aldı.

Soruşturmanın ilginç noktalarından biri de F-16 uçaklarıyla birlikte gerçekleştirildiği değerlendirilen TAKSAN uçuşuydu. Ali Armağan’a, F-16 pilotları Sedat Kılıçaslan ve Tezcan Kaymaz ile Kahramanmaraş üzerinde TAKSAN uçuşu yapıp yapmadığı soruldu. Armağan, bu isimleri tanımadığını ve sadece Ahmet Turhan’ı Eskişehir’deki görevlerinden dolayı bildiğini ifade etti. “Benim yaptığım uçuş geri hizmet uçuşudur. TAKSAN uçuşunda bulunmadım” savunmasını yaptı. F-4 uçağının radardan kaybolmasına ilişkin değerlendirmelere ise bölgenin dağlık yapısı ve alçak irtifa gibi teknik sebeplerin etkili olabileceğini belirtti.

Armağan’ın, Kahramanmaraş semalarında uçmadığını söylemesi ve aynı zamanda radardan kaybolma ile ilgili teknik açıklamalar yapması da soruşturma dosyasında dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı. Nihat Biçer de Ali Armağan ile keşif uçuşu yapmadıklarını savunarak, 172. Filo’nun F-4E eğitim filosu olduğunu ve Malatya’daki keşif görevlerinin 173. Filo tarafından yürütüldüğünü belirtti.

Ali Armağan’a yöneltilen bir başka kritik soru ise FETÖ’nün firari sözde TSK imamı Adil Öksüz ile bağlantılı olduğu değerlendirilen bir telefon hattıydı. Soruşturma makamları, “05 50” ile biten hat ile Adil Öksüz’ün kullandığı belirtilen hat arasında 21 Şubat 2012 ile 10 Şubat 2014 tarihleri arasında 152 irtibat kaydı bulunduğunu Armağan’a iletti. Armağan, bu hattın kendisiyle ilgisi olmadığını savundu ve eşinin kullandığı hattın kayınpederi Şükrü Ünal adına kayıtlı olduğunu belirtti. Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ı tanımadığını ileri sürdü.

Şerife Armağan’a da Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile görüşüp görüşmediği soruldu. Armağan, bu isimleri yalnızca medyadan tanıdığını ve tanışıklığı bulunmadığını ifade etti. Ayrıca, Sakarya’da Adil Öksüz’ün kullandığı değerlendirilen adreste yapılan aramada ele geçirilen Fetullah Gülen kitabında kendisine ait parmak izinin bulunduğu iddiası da yöneltildi. Şerife Armağan, Adil Öksüz ve Mehmet Sarıbal’ı tanımadığını ve bu kişilerle hiçbir bağlantısının olmadığını savundu.

Şerife Armağan’a, evlerinde yapılan aramada ele geçirilen notlar, isimler, telefon numaraları ve IBAN bilgileri de soruldu. Armağan, bu notların kendisine ait olmadığını ve üzerlerinde yazılı isim ve numaraları bilmediğini belirtti. “2004 yılı Hava Harp Akademisi giriş sınavını kazanan subaylar” başlıklı belgenin muhtemelen eşine ait olduğunu ifade etti.

Şerife Armağan’a ankesör ve büfe aramaları da soruldu. Şüpheli, bu aramaları kabul etmediğini ve daha önce yargılandığını belirtti. Ancak soruşturma makamları, farklı tarihlerdeki ardışık arama ve baz kayıtlarını inceleyerek Armağan’a yöneltti. Şüpheli, kayıtların üzerinden uzun zaman geçtiğini öne sürerek aramaları kabul etmedi.

Soruşturma, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili olarak FETÖ bağlantıları, olay günü yapılan askeri uçuşlar, HTS kayıtları ve ankesör irtibatları üzerinden derinleştiriliyor. Ali Armağan ve Şerife Armağan, üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Özellikle olay günü yapılan askeri uçuşların niteliği ve FETÖ’nün mahrem iletişim yöntemleriyle bağlantılı telefon kayıtları arasındaki çelişkiler mercek altına alındı. Soruşturma dosyasında Ali Armağan’ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yöneticisi veya üyesi olarak hareket ettiği ve 25 Mart 2009’da TC-HEK tescilli helikopterin düşmesinden önce F-4 uçağıyla keşif uçuşu yaptığı değerlendiriliyor. Armağan’a, bu kapsamda “kasten öldürme” ve “silahlı örgüt kurma veya yönetme ya da örgüte üye olma” suçlamaları yöneltiliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu