Carlos Fonseca’nın ‘Hayvan Müzesi’: Karmaşık Bir Roman Deneyimi
Carlos Fonseca’nın ‘Hayvan Müzesi’, karmaşık yapısıyla kapitalizmi ve post-truth çağını eleştiriyor.
Kosta Rika kökenli yazar Carlos Fonseca’nın ikinci romanı olan ‘Hayvan Müzesi’, bir moda tasarımcısı ile müzebilimcinin hayvanların kamuflaj yeteneklerini kullanarak gerçekleştirecekleri bir proje için tanışmalarıyla başlıyor. Roman, üç farklı zaman diliminde kurgulanmış ve okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkarıyor.
1977 yılına geçiş yaparak modacı Giovanna’nın çocukluğuna odaklanan metin, ardından büyük şehirden uzaklaşarak Latin Amerika’nın ıssız bölgelerine yöneliyor. Bu bölümde, kıyamet günü habercisi bir çocuğun peşinden giden bir oyuncu ve fotoğrafçı çiftinin hikayesine dalıyoruz. Bu kısım, sistemden kaçış arayışında olanların yaşadığı umutsuzluk duygusunu yansıtıyor.
Romanın ilerleyen bölümlerinde ise, gerçeği yalanla değiştiren ve borsa manipülasyonları yapan Virginia’nın sanat anlayışına ve tamamlanmamış bir gökdeleni yaşam alanına dönüştüren insanların yaşamlarına geçiyoruz. Fonseca, bu karmaşık yapısıyla kapitalizm, neo-liberalizm, Beat kuşağı ve post-truth çağı gibi kavramların eleştirisini yapıyor. Roman, birçok düşünür ve yazarın eserlerine yaptığı göndermelerle zenginleşiyor.
Yazar, entelektüel derinliği yüksek ve iç içe geçmiş hikayelerle dolu bir kurgu evreni sunuyor. ‘Hayvan Müzesi’, karmaşık ve zorlu bir roman olmasına rağmen, Fonseca’nın yazım tarzına hayran kalmamak elde değil.
Hayvan Müzesi
Carlos Fonseca
Çev: Roza Hakmen
Metis Yayınları
Eylül, 2019




