Bir Şairin İçsel Yolculuğu: Habil Yaşar’ın İtirafları
Habil Yaşar, aradığı kadının peşinde bir şairin içsel yolculuğunu kaleme alıyor.
Bir Şairin İçsel Yolculuğu
Bazı yazılarımın kimse tarafından tam olarak anlaşılmayacağını biliyorum; fakat bu, herkesin anlaması için yazmak zorunda olduğum anlamına gelmiyor. Belki de hayatım boyunca bulamayacağım bir kadını arıyorum. O kadın nerede? Yoksa gerçekten var mı? Belki de sadece birkaç adım ötemdedir; ya da mesafelerin bile yetmeyeceği kadar uzakta—insanlık henüz bu uzaklığı ölçebilecek bir seviyeye ulaşamadı. Aradığım kadın, şiirlerimde sıkça yer alan bir imge olmasına rağmen, aslında bir hayalden ibaret, bir ütopya.
İnsanlık tarihi boyunca bu kadını bulmayı başaran kimse olmadı. Her birey, özellikle de yaratıcı ruhlar, şairler ve ressamlar, eserlerini bu kadını düşünerek yarattı. Ancak benim görüşüme göre, hiçbir sanatçı “onu buldum”, “ona yaklaştım”, “ona dokundum” ya da “sesini duydum” diyebilecek cesarete sahip olamaz. Çünkü ona dokunmak, belki de tüm dahiyane eserlerin sonunu getirebilir.
O an, şiir, resim ve diğer tüm sanat dalları bir anda yok olabilir. Bu durum, yaşanabilecek en büyük felaketin bile ötesinde bir yıkım yaratır. Zira bazen arananın asla bulunmaması, daha hayırlı bir sonuç doğurabilir.
O kadın gerçekten muazzam bir güzelliğe sahip mi? Bunu bilemiyorum.
O kadın, hayal edilemeyecek kadar asil mi? Bunun da cevabı bende yok. Ancak kesin olan bir şey var ki, o kadın ne güzelliğin ne de asaletin sembolüdür. Eğer onu sadece bu kavramlar çerçevesinde bulabilseydim, belki de hiç şiir yazamazdım ve “ilham perisi” olarak adlandırılan o hayali varlık benden uzaklaşır, bir daha kalp evimin misafiri olmazdı.
Büyük eserler, yalnızca bulunması istenen ama bir ömür boyunca asla ulaşılamayacak birini düşünerek ortaya çıkar.
Belki de bir sanatçının yarattığı herhangi bir eser, ona başarı getirecek ve onu tüm dünyada ebediyen yaşatacaktır. Ancak o sanatçı bunun farkında bile olmayabilir.
Sebebi ise oldukça basit.
Çünkü hiçbir sanatçı, hangi eserinin başyapıt olacağını asla bilemez. Hiçbir eser, düşünmeden yaratılmaz. Hiçbir şair, ressam, besteci—ve hiç kimse—Tanrı değildir.
Habil Yaşar




