Hareketsizlik Yılda 3,2 Milyon Can Alıyor

Hareketsizlik, yılda 3,2 milyon insanın ölümüne yol açıyor. Düzenli fiziksel aktivite ile bu risk önemli ölçüde azaltılabilir.

Fiziksel aktivitenin sağlığa olan olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Hareketsizlik, dünya genelinde yılda 3,2 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş yapan bireylerde ise erken ölüm riski %30 ila %40 oranında azalıyor.

Bugün, ’10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü’ olarak kutlanıyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, hareketsizliğin bulaşıcı olmayan hastalıklar açısından en önemli risk faktörleri arasında dördüncü sırada yer aldığını belirterek, herkesi ‘sağlık için harekete geç’ çağrısında bulundu.

Prof. Dr. Akı, hareketli bir yaşam tarzının yalnızca yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda yaşam süresine de doğrudan katkı sağladığını vurgulayarak, “Hareketsiz yaşam tarzının yılda 3,2 ila 5 milyon ölüme neden olduğu tahmin ediliyor” dedi. Haftada 1000-2000 kilokalori enerji harcamasına denk gelen 3 ila 5 saatlik tempolu egzersiz, ölüm oranlarını belirgin bir şekilde azaltıyor. Ancak, yetişkinlerin %27,5’inin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite hedefini karşılayamadığını belirten Prof. Dr. Akı, İstanbul’da 2023 yılında yapılan bir araştırmanın, haftada 150 dakikanın üzerinde fiziksel aktivite yapanların oranının yalnızca %38,7 olduğunu, yaklaşık %61,3’lük bir kesimin önerilen seviyenin altında kaldığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Bahçe işlerinin saatte 180-360 kalori yaktığını dile getiren Prof. Dr. Akı, “Tempolu yürüyüş de benzer bir enerji harcamasına karşılık gelirken, merdiven çıkma ve bahçe işleri de aynı düzeyde enerji tüketimi sağlar. Kas gruplarını hedef alan kuvvetlendirme egzersizlerinin haftada en az 2 gün yapılması oldukça önemlidir” şeklinde konuştu.

Hareketsizliğin olumsuz etkilerini azaltmak için evde uygulanabilecek basit adımların etkili bir başlangıç olabileceğini belirten Prof. Dr. Akı, “Gün içerisinde kısa süreli esneme hareketleri yapmak, belirli aralıklarla ayağa kalkarak hareket etmek ya da asansör yerine merdivenleri tercih etmek, küçük ama önemli değişiklikler arasında yer alıyor” dedi.

Özellikle ofis çalışanlarında boyun ağrısının yaygın bir sorun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akı, “Veriler, çalışanların yaklaşık %42 ila %63’ünün yılda en az bir kez bu şikâyeti yaşadığını gösteriyor. Yapılan bir araştırmada bu oran kadınlarda %45,5 olarak belirlenirken, kadınların boyun ağrısı geliştirme olasılığı erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha yüksek. Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, boyun bölgesine binen yükü artırarak ağrı şikâyetlerini tetikleyebiliyor” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu