Küresel Piyasalarda Belirsizlikler ve İyimserlikler İç İçe
Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimler ve olumlu bilançolar arasında karışık bir seyir izliyor.
Küresel piyasalar, ABD’deki olumlu şirket bilançoları ve ekonomik büyümeye dair iyimserliklere rağmen, jeopolitik gerilimler ve ticaret tarifeleri ile ilgili belirsizlikler nedeniyle karışık bir seyir izliyor. Yılın başında olumlu bir başlangıç yapan piyasalar, İran’daki protestolar, ABD’nin Venezuela’ya olası askeri müdahalesi, Çin ve Japonya arasındaki diplomatik kriz ve ABD’nin Grönland’ı ilhak edebileceğine dair haber akışları gibi gelişmelerle yatırımcıları tedirgin etmeye devam ediyor.
Yatırımcıların temkinli davranması, küresel risk iştahını sınırlarken, ABD’de devam eden bilanço sezonunda önde gelen şirketlerin finansal sonuçları piyasalara yön veriyor. Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi büyük bankaların dördüncü çeyrek net karları, piyasa beklentilerinin üzerinde artış gösterdi. Goldman Sachs’ın net karı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 4,6 milyar dolara ulaşırken, Morgan Stanley’nin net karı da yüzde 18 artışla 4,4 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu sonuçlar, her iki bankanın hisselerinde sırasıyla yüzde 4,6 ve yüzde 5,8 oranında değer kazançları sağladı.
Tayvan merkezli çip üreticisi TSMC de bilançosunda karının yüzde 35 arttığını açıklayarak, borsa hisselerinde yüzde 4,4’lük bir yükseliş yaşadı. Bu olumlu gelişmeler, yarı iletken sektörünün ABD Başkanı Donald Trump’ın gelişmiş çiplere uyguladığı tarife açıklamalarının ardından yaşadığı kayıpları telafi etmesine yardımcı oldu. Bilanço sezonunun yanı sıra, ABD ekonomisine dair gelen veriler de yatırımcıların dikkatini çekiyor. Özellikle, ABD Merkez Bankası yetkililerinin enflasyon konusundaki açıklamaları öne çıkıyor.
Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid, enflasyon baskılarının hala belirgin olduğunu vurgulayarak, para politikasını ılımlı bir şekilde kısıtlayıcı tutma eğiliminde olduğunu ifade etti. Schmid, faiz indirimlerinin enflasyon üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceğinden endişe duyduğunu belirtti. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise fiyat istikrarı ve tam istihdam hedeflerine ulaşmak için dikkatli bir politika ayarlaması gerektiğini dile getirdi. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyonun yüksek seviyelerde seyrettiğini, ancak iş gücü piyasasında istikrar sinyalleri olduğunu söyledi.
Piyasalarda, Fed’in bu ay politika faizini sabit tutacağına dair güçlü bir beklenti var, ancak yılın ilk faiz indirimine ilişkin tahminler haziran ayında gerçekleşebileceği yönünde. Bu gelişmeler ışığında, New York borsasında dün pozitif bir seyir gözlemlendi. S&P 500 endeksi yüzde 0,26, Nasdaq endeksi yüzde 0,25 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,60 oranında yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar da güne olumlu başladı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, yeni işlem gününde yükselişine devam ederek 4,17 seviyesine ulaştı. Dolar endeksi ise yatay bir seyir izleyerek 99,3 seviyesinde işlem görüyor. ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahale sinyali vermemesi, değerli metallerde kar realizasyonlarına yol açtı. Altının ons fiyatı, yeni işlem gününde yüzde 0,1 azalarak 4,600 dolara geriledi. Gümüşün ons fiyatı da yüzde 0,6 düşüşle 91,4 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı ise İran geriliminin azalmasıyla birlikte yüzde 0,1 artış göstererek 63,2 dolara yükseldi.
Avrupa borsalarında ise dün Fransa hariç genel olarak pozitif bir seyir izlendi. Bugün Almanya’da açıklanacak tüketici enflasyonu verileri yatırımcıların dikkatini çekiyor. Almanya’da enflasyonla mücadeleye yönelik iyimserlikler sürerken, yıl sonuna ilişkin nihai enflasyon verileri, reel sektörde ücret ve getiri hesaplamaları açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, bölgede ABD’nin Grönland’ı istemesine yönelik haber akışı da yatırımcıların odağında. ABD’li ve Danimarkalı yetkililer arasında dün gerçekleştirilen Grönland toplantısına dair karışık söylemler dikkat çekiyor. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD ile Grönland konusunda önemli bir anlaşmazlık olduğunu ve ABD’nin Ada’yı ele geçirme hırsının devam ettiğini ifade etti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Başkan Yardımcısı JD Vance ile Danimarkalı yetkililer arasındaki toplantının verimli geçtiğini belirterek, iki ülke arasında Grönland’ın satın alınması konusunda teknik görüşmelere başlanacağını açıkladı.
Bu gelişmelerle birlikte, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,44, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,26 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,54 oranında yükselirken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,21 düştü. Asya borsalarında ise Tayvanlı çip şirketi TSMC’nin bilançosunun ardından yarı iletken hisselerinde toparlanmalar gözlemlenirken, genel olarak karışık bir seyir izleniyor. ABD’nin İran ile ticaret yapan ülkelere uyguladığı tarifelerin ve gelişmiş yarı iletken ihracatına yönelik tarifelerin etkileri, Çin ve Hong Kong piyasalarında değerlendirilmeye devam ediyor.
Bölgedeki güç ayrışmaları sürerken, Japonya, Doğu Asya’da Filipinler ile iş birliğini güçlendirme çabalarını sürdürüyor. İki ülke, savunma ilişkilerini güçlendirmek amacıyla ordular arasındaki malzeme hizmetlerinin karşılıklı sağlanmasını hedefleyen bir anlaşma imzaladı. Tüm bu gelişmeler ışığında, kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,4 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 düşerken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,8 yükseldi.
Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 12,456.69 puandan tamamlarken, yeni işlem gününde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın piyasa katılımcıları anketi yatırımcıların dikkatini çekiyor. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,3 yükseldi. Dolar/TL, dünü 43,1820’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üstünde 43,2750’den işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde piyasa katılımcıları anketi ve özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcunun yanı sıra, yurt dışında Almanya’da enflasyon ve ABD’de sanayi üretimi ile kapasite kullanım oranının takip edileceğini belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12,500 ve 12,600 seviyelerinin direnç, 12,400 ve 12,300 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade ediyor.




