Hürmüz Boğazı’nda Kripto Ödeme Dönemi Başlıyor
Hürmüz Boğazı’nda İran’ın yeni kripto ödeme sistemi, enerji ticaretinde belirsizlik yaratıyor ve tanker trafiğini etkiliyor.
ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji ticaretini daha da karmaşık bir hale getirdi. İran’ın geçişleri izin, rota ve kripto para ödemesine bağlayan yeni düzenlemeleri, tanker trafiğini büyük ölçüde azaltarak belirsizlik yarattı. Sektör temsilcileri, ateşkesin ardından normalleşme beklentisinin yerini sınırlı geçiş dönemine bıraktığını ifade ediyor.
Normal koşullarda günde 130-140 geminin geçiş yaptığı boğazda, bu sayı son günlerde 10-15’e kadar düştü ve bazı günlerde tek haneli rakamlara indi. Salı günü 11 olan geçiş sayısının, Çarşamba günü 4’e gerilediği bildiriliyor. Analistlere göre bu düşüş, çatışmaların devam etmesinden değil, yeni kuralların getirdiği belirsizlikten kaynaklanıyor. İran, geçiş için Devrim Muhafızları’ndan onay, rota kontrolü ve ücret talep ederken, gemi sahipleri riskleri net bir şekilde göremedikleri için temkinli davranıyorlar.
Körfez’de yüzlerce geminin beklemede olduğu ve en az 300’ünün bölgeden çıkmak için fırsat kolladığı belirtiliyor. Sektör kaynakları, bu durumu “küresel enerji ticaretinde park alanı” olarak tanımlıyor.
İran’ın en dikkat çekici hamlesi, geçiş ücretini kripto para ile talep etmesi oldu. Planlanan sistemde tankerlerin önceden bildirim yapması ve kendilerine bildirilen ücretin kısa sürede dijital para ile ödenmesi gerekiyor. Bazı değerlendirmelere göre, bu ücretin tanker başına milyon dolar seviyesine ulaşabileceği ve bazı senaryolarda varil başına ek maliyetler yaratabileceği öngörülüyor. Analistler, bu modelin yaptırımları aşarak gelir elde etme ve Boğaz üzerindeki kontrolü pekiştirme amacı taşıdığını belirtiyor.
Ancak bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalı. Zira kripto ödeme talebi, Batılı şirketler açısından yaptırım ihlali riski taşıyor. Geçişin önündeki en büyük engellerden biri de sigorta. Boğaz, hâlâ “yüksek riskli bölge” olarak sınıflandırılırken, sigorta primleri savaş öncesine kıyasla önemli ölçüde artmış durumda. Sigortacıların, geçiş için İran’dan resmi onay talep etmesi, ancak bu onayın nasıl alınacağına dair belirsizlik, operasyonel tıkanıklığı artırıyor. Denizcilik şirketleri, mayın riski, askeri müdahale ihtimali ve rota belirsizliği nedeniyle temkinli kalmaya devam ediyor. Bu nedenle, ateşkese rağmen kısa vadede tam bir normalleşme beklenmiyor.
İran’ın geçişleri ücretlendirme ve kontrol altına alma girişimi, uluslararası alanda ciddi tepkilere yol açıyor. Körfez ülkeleri, boğazda “engelsiz geçişin” kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, ABD de olası bir anlaşmanın temel şartının serbest dolaşım olacağını belirtiyor. Analistler, böyle bir modelin kabul görmesi halinde küresel enerji ticaretinde güç dengelerini değiştirebileceğini ve üretici ülkeler arasında yeni gerilimler yaratabileceğini ifade ediyor. Askeri olarak boğazın zorla açılmasının ise yüksek maliyetli ve riskli olacağı, bu nedenle diplomatik sürecin belirleyici olacağı değerlendiriliyor.
Petrol fiyatları, ateşkesin etkisiyle yeniden yükselişe geçti. Brent petrol vadeli işlemleri, yüzde 4’ten fazla artarak varil başına 99 dolara yaklaşırken, Amerikan ham petrolü de yüzde 5.3 artarak 100 dolara dayandı. Bu artış, İsrail’in Lübnan’a yönelik yenilenen saldırılarının, kırılgan Ortadoğu ateşkesinin kalıcılığına dair şüpheler uyandırması ve Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapalı kalmasıyla gerçekleşti.




