AB, Akıllı TV’lerde Dijital Rekabeti Sıkılaştırmayı Planlıyor
AB, akıllı TV’lerde dijital rekabeti artırmak için Google, Apple ve Samsung gibi devlerin kontrolünü sorguluyor.
Avrupa’daki ticari yayıncıları temsil eden ACT, Google, Amazon, Apple ve Samsung gibi teknoloji devlerinin akıllı TV işletim sistemleri ve sanal asistanlarının Avrupa Birliği’nin dijital rekabet kurallarına dahil edilmesini talep ediyor. Yayıncılar, bu platformların içeriklere erişim konusunda giderek daha fazla söz sahibi olduğunu belirtiyor.
Yayıncılar, akıllı TV’lerin sadece telefonlar ve uygulama mağazaları ile sınırlı kalmadığını, salonlarımızdaki ekranlarda da önemli bir güç haline geldiğini ifade ediyor. Bu nedenle Avrupa Birliği’nden bu şirketlerin akıllı TV işletim sistemleri ve sanal asistanları için daha katı düzenlemeler getirmesi isteniyor.
ACT’nin talebinin temelinde, AB’nin Dijital Pazarlar Yasası (DMA) yer alıyor. Bu yasa, dijital pazarlarda büyük güç elde eden platformların rekabeti bozmasını önlemek amacıyla oluşturulmuştu. Yayıncılar, akıllı televizyonlar ve sesli asistanların, uygulama mağazaları kadar kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Kullanıcıların hangi yayın uygulamasına erişeceği, hangi içeriklere daha kolay ulaşacağı ve hangi servislerin öne çıkacağı giderek bu platformların kontrolüne geçiyor.
ACT’nin mektubunda, akıllı TV işletim sistemlerinin artık yalnızca teknik bir altyapı değil, aynı zamanda içerik dağıtımını şekillendiren bir güç merkezi haline geldiği belirtiliyor. Yayıncılar, birkaç büyük teknoloji şirketinin izleyiciye uygulama ve içerik önerisi konusunda artan kontrolünün, medya şirketlerini zayıf bir konuma soktuğunu savunuyor.
Son yıllardaki veriler, bu kaygının nedenini açıklıyor. 2019 ile 2024 arasında Android TV’nin pazar payı %16’dan %23’e yükselirken, Amazon Fire OS %5’ten %12’ye çıkmış durumda. Samsung Tizen ise %24’lük pazar payı ile güçlü bir konumda bulunuyor. Televizyon açıldığında karşımıza çıkan içeriklerin belirlenmesi giderek daha az sayıda şirketin elinde toplanıyor.
AB’den istenen, yalnızca sayılara değil, bu platformların günlük yaşamda yarattığı etkiye de bakılması. Mevcut DMA kurallarında bir platformun “kapı bekçisi” olarak kabul edilmesi için belirli niceliksel eşiklerin aşılması gerekiyor. Ancak yayıncılar, akıllı TV işletim sistemleri ve sanal asistanlar için bu eşiklerin yeterli olmadığını düşünüyor. Onlara göre, bu hizmetlerin medya tüketimini yönlendirme gücü ve günlük yaşamda kapladığı alan asıl mesele.
Sonuç olarak, akıllı TV arayüzleri ve sesli asistanlar, resmi eşikleri karşılamasa bile kullanıcı davranışını yönlendirme konusunda önemli bir etki yaratmış durumda. Yayıncılar, Avrupa Komisyonu’ndan bu alanların nitel etkileri üzerinden değerlendirilmesini talep ediyor.




