AB’den Türkiye’ye Yönelik Açıklamada Düzeltme: Etkisini Göz Ardı Etmiyoruz
AB Komisyonu, Türkiye’ye yönelik ifadelerini yumuşatarak etkisini göz ardı etmediklerini belirtti.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi “hasım” ülkelerle aynı kategoride değerlendirmesi, diplomatik alanda ciddi tepkilere yol açtı. Bu durum, Brüksel’de tartışmalara neden olurken, AB yetkilileri de konuyla ilgili yeni bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Von der Leyen, Avrupa’nın geleceğini “Rus, Türk veya Çin etkisinden uzak tutma” hedefiyle ilişkilendirerek, Türkiye’nin rolünü sorgulayan ifadeler kullandı. Bu açıklamalar, AB içindeki çeşitli kurumlar ve diplomatik çevreler tarafından eleştirildi.
Artan tepkiler üzerine AB Komisyonu Sözcüsü Paula Pinho, von der Leyen’in sözlerini yumuşatmaya çalışarak, Başkan’ın Türkiye ile ilgili ifadelerinin bağlamından koparıldığını belirtti. Pinho, “Başkan, katıldığı etkinlikte Türkiye’ye atıfta bulundu. Türkiye, aday ülke olarak bulunduğu bölgede ek bir sorumluluğa sahiptir ve bu bölgedeki etkisini göz ardı etmiyoruz” dedi.
Pinho, von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik ifadelerinin Batı Balkanlar bağlamında yapıldığını savunarak, “Türkiye’nin AB değerleri doğrultusunda hareket etmesi beklenmektedir. Başkan’ın atfının bağlamı buydu” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Ursula von der Leyen, Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde yaptığı konuşmada, AB’nin genişlemesini desteklerken, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz” ifadelerini kullanmıştı.
AB Komisyonu Sözcülüğü, von der Leyen’in açıklamalarının ardından Türkiye’nin NATO müttefiki ve AB aday ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Türkiye, bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortaktır” açıklamasında bulundu. Sözcülük, Türkiye’nin Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı ve hedeflerinin bir yansıması olarak anıldığını, herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımadığını belirtti.
Sözcülük, Türkiye’nin stratejik alanlarda, özellikle bağlantısallık gündemi ve göç yönetimi konularında önemli bir ortak olduğunu ifade ederek, “Türkiye, ayrıca önemli bir NATO müttefiki ve AB aday ülkesidir. Bu yönüyle de kilit bir muhatap konumundadır” dedi.




