Küçük Çocuğun Korkusu, Futbolun Ruhunu Gölgede Bıraktı

Bir çocuğun stadyumda yaşadığı korku, futbolun ruhunu nasıl etkiledi? Olayın yankıları sürüyor.

Bir çocuk, babasıyla birlikte heyecanla maç izlemeye giderken, üzerindeki Fenerbahçe forması nedeniyle Gençlerbirliği tribününde zorbalıkla karşılaştı. Bu durum, başkentteki galibiyeti gölgede bıraktı ve tepkiler hızla büyüdü.

Rakip takımın tribününe deplasman takımı formasıyla girmek elbette riskli bir davranış, ancak unutulmamalıdır ki o bir çocuk. Hangi takım tutkusunun, bir çocuğun gözündeki korkuyu ve endişeyi haklı çıkarabileceği sorusu akılları kurcalıyor.

Sosyal medyada yayımlanan başka bir videoda, o zorbanın Gençlerbirliği kültürünü “Nezaket, edep, terbiye, vicdan, saygı, saygınlık” olarak tanımladığı görülüyor. Ancak bu kişi, küçük bir çocuğun giydiği formaya tahammül gösteremiyor ve kendisini sakinleştirmeye çalışanları dinlemiyor.

Eryaman’daki o gün, sadece bir takım forması değil, aynı zamanda bir çocuğun spora olan sevgisi ve tribünlere duyduğu güven de kaybedildi. Bir kişinin sergilediği bu stadyum kabadayılığı, tüm Gençlerbirliği camiasına mal edilemez. Nitekim Gençlerbirliği, bu saygısızlığın yalnızca minik bir Fenerbahçe taraftarına değil, 103 yıllık tarihine yapıldığını belirterek, çocuğu en kısa sürede tesislerinde ağırlamak istediklerini açıkladı.

Yarın galibiyetler ve şampiyonluklar unutulabilir, kupalar tozlanabilir; ancak o gün o çocuğun kalbine yerleştirilen korku asla silinmeyecek. Küçük bir çocuğa saygı gösterilmediği takdirde, hangi takımı tutarsanız tutun, kaybetmeye devam edersiniz.

Bir çocuğun masumiyetini bir kumaş parçasıyla sınamak ve ona düşman muamelesi yapmak, gerçek taraftarlık değildir. Gençlerbirliği camiasının bu tür bir zihniyeti tribünlerinden uzak tutması gerekmektedir; bu, İlhan Cavcav’ın mirasına da yakışan bir tutum olacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu