İstanbul’un Su Krizi: Barajlar Alarm Veriyor!

İstanbul’da baraj doluluk oranı %27,5’e düştü. Kuraklık ve yüksek kayıp oranları su krizini kaçınılmaz hale getiriyor.

Ocak ayının sonuna yaklaşırken, İstanbul’daki barajların doluluk oranı %27,5 seviyesine geriledi. Bu durum, kentin su krizine girdiğini açıkça gösteriyor. Günlük su tüketimi 3 milyon metreküpü aşarken, %20’nin üzerinde kayıp ve kaçak oranları mevcut su rezervleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Eğer yağışlar yetersiz kalırsa, önümüzdeki yaz aylarında su güvenliği riski kaçınılmaz hale gelecek.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki doluluk oranı uzun yıllar ortalamasının ve güvenli kabul edilen seviyelerin oldukça altında seyrediyor. Özellikle Ömerli, Darlık, Terkos, Büyükçekmece, Alibey ve Sazlıdere barajlarının doluluk oranlarının %50’nin altında kalması, uzmanlar arasında endişe yaratıyor. 2023 yılı, İstanbul için en kurak dönemlerden biri olarak kaydedilirken, yaz aylarında alınacak önlemler ve alternatif su temini planları belirsizliğini koruyor.

Kuraklığın en önemli nedenlerinden biri iklim değişikliği olarak öne çıkıyor. Meteorolojik veriler, son yıllarda yağış rejiminde belirgin bir değişim olduğunu ve yağışların düzensiz hale geldiğini gösteriyor. Bu durum, barajların dolmasını engelleyerek uzun vadeli su stoklarının azalmasına yol açıyor.

İstanbul genelinde su kayıp ve kaçak oranları oldukça yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Uzmanlar, barajlardaki doluluk oranlarının yaz ayları için normal yağış koşullarında bile yetersiz olacağını belirtiyor. Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, yaz aylarında su talebinin artacağını vurgulayarak, “Barajlara yeni su girişinin olmadığı dönemlerde mevcut rezervler hızla tükenecek. Nüfusu 20 milyona yaklaşan İstanbul, bu yükü kaldırmakta zorlanıyor. Su kesintileri ve zorunlu tasarruf önlemleri gündeme gelebilir. Bugünden itibaren alternatif ve kalıcı projeler üretilmesi gerekiyor,” şeklinde uyarıda bulundu.

İstanbul’da günlük ortalama su tüketimi, sıcaklıkların artmasıyla birlikte yaz aylarında daha da yükselebiliyor. Geçmiş veriler, sıcak hava dalgalarının etkili olduğu dönemlerde bu tüketimin %15 oranında arttığını gösteriyor. Bu da günlük su kullanımının 3,3 ila 3,5 milyon metreküp arasında olabileceği anlamına geliyor. Ayrıca, şehir genelinde %20’nin üzerinde kayıp ve kaçak oranı, barajlardan çıkan her 5 birim sudan 1’inin musluğa ulaşmadan kaybolduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye genelinde de 2025 yılı, yalnızca ekstrem sıcaklıklar ve rekorlarla değil, aynı zamanda yağış rejimindeki bozulma ve derinleşen kuraklık sinyalleriyle geride kaldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) yayımladığı raporlar, özellikle yılın ikinci yarısında su döngüsünün ciddi şekilde zayıfladığını gösteriyor. MGM verilerine göre, 2025 Aralık ayında Türkiye genelindeki yağışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre %18 azalmış durumda. Oysa Aralık ayı, barajların dolmaya başladığı ve yeraltı su seviyelerinin yenilendiği kritik bir dönem olarak kabul ediliyor.

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarlarından Prof. Dr. Mustafa Öztürk, yağışlardaki düşüşün tesadüf olmadığını belirtiyor. “Yağışların kısa süreli, düzensiz ve bölgesel hale gelmesi, barajların ve havzaların verimli bir şekilde dolmasını zorlaştırıyor. Türkiye genelinde özellikle büyükşehirlerde içme suyu şebekelerindeki kayıp ve kaçak oranları, su krizini derinleştiren temel sorunlar arasında yer alıyor. Eski altyapılar ve kaçak kullanımlar nedeniyle barajlara giren suyun önemli bir kısmı musluğa ulaşmadan kayboluyor,” ifadelerini kullanıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu