BYD Türkiye Yatırımını Neden Askıya Aldı? ‘Made in EU’ Kısıtlamaları Geliyor

BYD’nin Türkiye’deki yatırımını askıya almasının arkasındaki nedenler ve ‘Made in EU’ kısıtlamaları üzerine detaylar.

Çin merkezli elektrikli araç üreticisi BYD, Türkiye’de planladığı 1 milyar dolarlık fabrika yatırımını askıya alırken, Avrupa otomotiv sektörü tarafından yapılan yeni bir açıklama bu durumu yeniden gündeme getirdi. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), Avrupa Komisyonu’na sunduğu görüşte, “Made in EU” teşviklerinin coğrafi olarak sınırlandırılmasını önerdi. Bu öneri, Türkiye ve Fas gibi ülkelerde yalnızca mevcut Avrupalı üreticilere istisna tanınmasını öngörüyor.

ACEA, Avrupa Birliği tarafından hazırlanan Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına dair görüşlerini paylaştı. Birlik, bu düzenlemenin Avrupa üretimini koruma ve temiz teknolojilere olan bağımlılığı azaltma hedefini desteklediğini belirtti. Ancak otomotiv sektörünün mevcut tedarik zincirlerini etkilemeyecek ve Avrupa’nın rekabet gücünü zayıflatmayacak daha pragmatik bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Özellikle dikkat çeken önerilerden biri, “Made in EU” etiketinin coğrafi kapsamının Avrupa Birliği’nin 27 üyesi ve Birleşik Krallık ile sınırlı tutulması gerektiği yönünde. ACEA, Türkiye ve Fas’taki mevcut Avrupalı üreticilerin yatırımlarının korunmasını savunuyor. Ancak bu istisnanın yalnızca mevcut operasyonlar için geçerli olması gerektiği de belgede ifade ediliyor. Türkiye ve Fas’taki mevcut ACEA üyesi üretici operasyonlarının korunması, ancak bunun belirli bir tarihten önce kurulmuş kapasiteyle sınırlı olması gerektiği belirtiliyor.

Bu önerinin kabul edilmesi durumunda, Türkiye’nin “Made in EU” kapsamına genel olarak dahil edilmesi yerine, yalnızca mevcut Avrupalı otomobil üreticilerinin yatırımlarının korunacağı anlamına geliyor. Bu durum, Türkiye’de üretim yapmak isteyen yeni Çinli markalar için önemli bir ayrım yaratabilir. Çünkü mesele yalnızca aracın Türkiye’de üretilmesi değil, aynı zamanda üretimi gerçekleştiren şirketin kim olduğu ve yatırımın hangi tarihte yapıldığı gibi unsurlar da önem kazanıyor.

ACEA’nın önerisi, Avrupa üreticilerinin Türkiye’deki mevcut fabrikalarını korurken, BYD gibi yeni yatırımcıların aynı destek ve “yerli/Avrupalı içerik” avantajlarından yararlanmasının önünü kısıtlayabilecek bir çerçeve oluşturuyor. BYD, 2024 yılında Türkiye’de Manisa’da 1 milyar dolarlık bir yatırım ile üretim tesisi kurmayı planlıyordu. Ancak şirketin başkan yardımcısı Stella Li, haziran ayında yaptığı açıklamada Türkiye’deki fabrikanın inşaatına başlanmadığını ve projenin beklemeye alındığını bildirdi. Li, şirketin önceliklerinin Macaristan ve Avrupa’da ikinci bir üretim tesisi için uygun yer bulmak olduğunu ifade etti.

BYD’nin Avrupa’daki üretim kapasitesini artırma çabası, Avrupa Birliği’nin Çin’den gelen elektrikli araçlara uyguladığı ek gümrük vergileriyle doğrudan bağlantılı. Avrupa’da üretim yapmak, BYD’nin Çin menşeli araçlara yönelik AB tarifelerinden kaçınmasına yardımcı olacak. Ancak ACEA’nın yeni önerisi, Türkiye’nin konumunu daha karmaşık hale getirebilir. Türkiye, Gümrük Birliği ve otomotiv tedarik zincirleri nedeniyle Avrupa sanayisine yakın bir üretim üssü olarak görülse de, ACEA’nın belirlediği çerçeve Türkiye’yi yalnızca mevcut Avrupalı üretici yatırımları için istisna tanınacak bir ülke olarak konumlandırıyor.

Sanayi Hızlandırma Yasası’nın otomotiv sektörü açısından temel tartışması, Avrupa’da üretilen araç ve batarya bileşenlerine sağlanacak avantajların nasıl hesaplanacağı ve kimleri kapsayacağı üzerine yoğunlaşıyor. ACEA, yerelleşme şartlarının maliyetleri artıracağını ve bu nedenle “Made in EU” avantajlarının Avrupa’da üretim yapmanın ek maliyetini telafi edecek kadar güçlü olması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, yerli içerik hesabının yalnızca parçalardan değil, bitmiş aracın toplam değerinden yapılmasını öneriyor.

Bu nedenle “Made in EU” kapsamına girmek, üreticiler için yalnızca siyasi bir etiket değil; teşvik, maliyet, rekabetçilik ve kamu alımları gibi alanlarda doğrudan ekonomik sonuçlar doğurabilecek bir statü anlamına geliyor. Ancak ACEA’nın önerisi, BYD’nin Türkiye yatırımını askıya alma kararının tek nedeni olarak değerlendirilemez. Şirketin Macaristan fabrikasına öncelik vermesi, Avrupa içindeki üretim planlaması, tarifeler, maliyetler ve ikinci bir Avrupa tesisi arayışı gibi birçok faktör süreci etkiliyor. Ancak Avrupa otomotiv lobisinin Türkiye için yalnızca mevcut Avrupalı üretici yatırımlarını koruyacak dar bir istisna önermesi, BYD gibi yeni ve Avrupalı olmayan üreticiler için Türkiye’de üretim yapmanın beklenen Avrupa avantajlarını sınırlayabileceğini gösteriyor. Bu nedenle ACEA’nın pozisyonu, BYD’nin Manisa yatırımındaki belirsizliği açıklayan yeni ve önemli bir başlık olarak öne çıkıyor: Türkiye’de üretim yapmak tek başına yeterli olmayabilir; Avrupa’nın yeni sanayi politikasında kimin, ne zaman ve hangi statüyle üretim yaptığı belirleyici hale gelebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu