Metsola’dan Almanya’ya ilaç fiyatlandırma çağrısı

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, ilaç fiyatlandırma anlaşmazlığı nedeniyle Almanya ve ABD’nin yeni tarifelerden kaçınmak için uzlaşmasını istedi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Almanya ile ABD arasında ilaç fiyatlandırması nedeniyle yaşanan anlaşmazlığın yeni ticari gerilimlere dönüşmemesi için Berlin’e Washington yönetimiyle doğrudan müzakere yürütme çağrısında bulundu.

New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında POLITICO’ya konuşan Metsola, tarafların anlaşmaya varamaması halinde ortaya çıkabilecek sonuçların daha ağır olabileceğini belirtti. Metsola, ilaçlar konusunda Avrupa ile ABD arasında “imkânsız bir yarış” yaşanmasını önlemek için uzlaşma aranması gerektiğini ifade etti.

ABD Ticaret Temsilciliği, Almanya’nın ilaç fiyatlandırma politikalarını soruşturuyor. Washington, Berlin’i ilaç ürünleri için sürekli olarak düşük ödeme yapmakla suçluyor. Bu hafta ABD’de gerçekleştirilen duruşmada tanıkların çoğu bu iddiayı desteklerken, soruşturmanın ileride Almanya’dan yapılan ithalata yeni tarifeler uygulanması için hukuki dayanak oluşturabileceği belirtiliyor.

Metsola, Avrupa’nın ilaç sektöründe liderliğini koruyabileceğini ancak fiyatlandırma, klinik araştırmalar ve yeni ürünlerin piyasaya sunulması gibi alanlarda daha hızlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin bu konularda daha çevik bir yapıya kavuşmasının önemine dikkat çekti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı, müzakere çağrısının yanı sıra ABD yönetimine de uyarıda bulundu. Almanya’dan gelen ürünlere uygulanacak olası ek tarifelerin, Donald Trump ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen arasında Turnberry’de varılan ve yüzde 15’lik üst sınır öngören ticaret anlaşmasıyla çelişebileceğini belirtti.

Metsola, Avrupa Parlamentosu’nun anlaşmaya eklenmesini sağladığı askıya alma hükmünü hatırlatarak, ABD’nin AB üyesi ülkeleri tek tek hedef almasının hukuki sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Çelik ve alüminyum türevlerine uygulanan tarifelerin de yıl sonuna kadar yüzde 15’lik sınıra çekilmesi gerektiğini belirten Metsola, bunun gerçekleşmemesinin söz konusu hükmü devreye sokabilecek bir uyarı işareti olacağını kaydetti.

Yapay zekâda demokratik iş birliği vurgusu

Metsola, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjındaki konuşmasında yapay zekâ için güvenlik sınırları oluşturulması gerektiğini de savundu. Avrupa’nın yapay zekâ yarışını ABD’ye karşı yürütmediğini belirten Metsola, asıl rekabetin demokratik yapay zekâ ile otoriter yapay zekâ arasında yaşandığını ve Avrupa ile ABD’nin bu alanda birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa’nın dijital egemenliğine ilişkin endişeleri reddeden Metsola, AB’nin ABD teknolojilerine ihtiyaç duyduğunu ancak ABD’li teknoloji şirketlerinin de Avrupa pazarına bağımlı olduğunu ifade etti. Avrupa’daki siyasi gruplar, yüksek risk taşıyan yapay zekâ modelleri geliştiren ABD’li teknoloji şirketlerinin sorumluluğunu düzenlemek üzere Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın kapsamının genişletilmesini gündeme getiriyor. Metsola, yapay zekâ şirketlerinin yöneticilerinin de güvenlik önlemleri çağrısı yaptığını hatırlatarak bu tartışmaların dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı, AB’nin Çin’le ilişkilerinde de daha güçlü ve özgüvenli bir tutum benimsemesi gerektiğini söyledi. Avrupa Birliği, ekim ayı ortasına kadar Çin’le Avrupalı şirketlerin pazara erişimini geliştirecek, ticaret dengesizlikleri ve kapasite fazlasına ilişkin adımlar içerecek bir anlaşmaya ulaşmayı hedefliyor. Metsola, Avrupa’nın yalnızca tüketici konumunda kalan bir kıta haline gelmemesi gerektiğini vurguladı.

Kanada ile ilişkiler konusunda ise Metsola, Avrupa Birliği ile Kanada arasındaki kapsamlı ekonomik ve ticaret anlaşmasını henüz onaylamayan 10 üye ülkeye süreci tamamlamaları çağrısında bulundu. AB ve Kanada liderlerinin ekim ayında Montreal’de bir araya gelerek dijital ticaret anlaşmasını sonuçlandırması bekleniyor. Metsola, bu anlaşmada yapay zekâya özel bölümlerin bulunmamasının sorun oluşturmadığını, teknolojinin ekonominin tüm alanlarına yayılacağını söyledi.

Metsola, Avrupa Parlamentosu’nda merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nin bazı yasaları kabul ettirmek için sağ grupların desteğine başvurmasıyla ilgili soruları da yanıtladı. Aşırı sağ partilerle gelecekte ittifak kurulup kurulmayacağı konusunda doğrudan yanıt vermeyen Metsola, kendisini merkezci olarak tanımladı ve çoğunlukların merkezden dışa doğru oluşturulması gerektiğini savundu. Parlamento başkanı olarak tüm üyeleri temsil ettiğini belirten Metsola, önceliğinin öngörülebilirlik ve istikrar olduğunu söyledi.

Metsola’nın 2027 başında Avrupa Parlamentosu başkanlığı için üçüncü dönem adaylığı gündeme gelse de Malta siyasetçi bu konuda kesin bir açıklama yapmadı. Avrupa Komisyonu başkanlığına aday olma ihtimali sorulduğunda ise mevcut görevine odaklandığını ve Parlamento başkanlığını hayatının en büyük onuru ve sorumluluğu olarak gördüğünü belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu