Bilâl-i Habeşî: İslam’ın İlk Müezzininin Hayatı

Bilâl-i Habeşî, İslam’ı kabul ettiği için ağır işkencelere direndi, özgürlüğüne kavuştu ve Hz. Peygamber’in ilk müezzini olarak tarihe geçti.

Kur’an-ı Kerim’de, Allah yolunda samimi bir gayret gösterenlerin doğru yollara yöneltileceği ve Allah’ın iyilik yapanlarla beraber olduğu bildirilir: “Bizim uğrumuzda elinden gelen çabayı sarf edenlere gelince, onları bize ulaşan yollara mutlaka yöneltiriz. Kuşkusuz Allah iyilik yapanların yanındadır.” (Ankebût, 29/69)

İslam tarihinin seçkin şahsiyetlerinden Bilâl-i Habeşî, dini ilk kabul edenler arasında yer aldı. Köle olduğu yıllarda Müslüman olması, onu ağır baskı ve işkencelerin hedefi hâline getirdi. Ancak Bilâl-i Habeşî, gördüğü eziyetlere rağmen inancından vazgeçmedi ve sabrıyla İslam tarihinin sembol isimlerinden biri oldu.

Hz. Ebû Bekir tarafından satın alınarak özgürlüğüne kavuşturulan Bilâl-i Habeşî, etkileyici sesi sayesinde Hz. Peygamber’in ilk müezzini olma şerefine erişti. Hz. Ömer’in bu olay üzerine, “Ebû Bekir efendimizdir; o, efendimizi azat etmiştir.” dediği nakledilir. Bilâl, Hz. Peygamber’in öğrettiği ezanı onun emriyle ilk okuyan kişi olarak tanındı; Medine döneminde ve seferlerde müezzinlik görevini sürdürdü.

Başta Bedir olmak üzere Hz. Peygamber’in bütün gazvelerine katılan Bilâl-i Habeşî, Mekke’nin fethi sırasında da önemli bir görevi yerine getirdi. Fetih günü Hz. Peygamber’le birlikte Kâbe’ye girdi ve onun emri üzerine Kâbe’nin damına çıkarak ezan okudu.

Bilâl-i Habeşî, hicrî 20, miladî 641 yılında, altmış yaşını aşmışken Dımaşk’ta vefat etti. Kabri, Bâbüssagîr Mezarlığı’nda bulunmaktadır.

İslam tarihindeki önemli gelişmeler arasında Selahaddîn Eyyûbî’nin 1187 yılında Kudüs’ü kuşatması da yer alır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu