Ömer Günel, Cezaevinden Cumhuriyet’e Önemli Açıklamalarda Bulundu

Ömer Günel, cezaevinden Cumhuriyet’e önemli açıklamalarda bulunarak hukuki süreç ve siyasi gelişmelere dair görüşlerini paylaştı.

Mart ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Kuşadası Belediyesi’ni hedef alan soruşturma çerçevesinde tutuklanan Ömer Günel, cezaevinden Türkiye’nin güncel siyasi durumu hakkında Cumhuriyet gazetesine açıklamalarda bulundu. İddianamesi aylardır hazırlanmadığı için hem kendi hukuki sürecini hem de siyasetteki önemli gelişmeleri ilk kez değerlendirme fırsatı buldu.

Ömer Günel, avukat kimliğiyle öz eleştiri yaparak, “Vatan Emniyeti ve İstanbul Savcılığı’ndaki sorguda karşılaştığım iddialar, asılsız suçlamalar ve temelsiz tutuklama süreci karşısında ‘hukuk devleti’ ve ‘baba-devlet’ kavramlarına olan inancım derinden sarsıldı. Bu sarsıntı o kadar güçlüydü ki, dışarıdaki hayal kırıklıkları artık anlamını yitirdi. Bir hukukçu olarak adalete olan inancımla yaşadım. Uydurulmuş, delilsiz bir ifadeyle birini tutuklamak, yargı sisteminin bizi koruması gereken bir durumda, devletin bunu yapması, yurttaşların güvenini sarsıyor. ‘Adalet, devletin temelidir’ sözü bir aforizma olmaktan öte bir gerçektir.” dedi.

Günel, yaklaşık altı aydır iddianamesinin yazılmadığını belirterek, “İddianameyi hazırlamayan, önce tutuklayıp sonra delil toplamaya çalışan makamı kime şikayet edeceğiz? Mahkemelerin duruşmalarının üç aydan uzun sürmemesi gerektiğini belirten Adalet Bakanlığı, neden iddianamelerin hazırlanması için bir düzenleme yapmıyor? Keyfilik düzenine izin vermek kime yarar? Güçlünün hukuku işliyorsa, haklıyı kim koruyacak? Beş ayda hangi delili toplayamadınız da iddianameyi hazırlayamadınız? Gizlilik kararı kalktığında bu soruları soracağız.” şeklinde konuştu.

CHP’den AKP’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile yaşanan siyasi gerilimlerin kendisinin tutuklanmasında etkili olduğu yönündeki iddialara da yanıt veren Günel, “Uzun bir süredir bazı kişiler, siyasi çıkarları için iftira ve kumpas peşindeydiler. Elimizde deliller var. Bağımsız yargının yeniden tesis edildiği bir günde, bu olaylar ve kişiler gerçek bir soruşturmanın konusu olacaktır. 2,5 yıldır haksız bir saldırı ve iftira kampanyasının hedefindeydik. Tüm bunlar, yargının ve idari soruşturmanın objektif tutumuyla bertaraf edildi. Tutuklandığım iftira kumpası, Eylül 2023’te İstanbul ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı. Neden bu tarih? Gerilimin kaynakları ve nedenleri biliniyor. Gerçekler, zamanla yargı kararlarıyla gün yüzüne çıkacaktır.” ifadelerini kullandı.

Günel, CHP hakkında verilen mutlak butlan kararının kendi tutuklanmasıyla bağlantılı olduğunu savunarak, “Benim soruşturulduğum dosyanın başlangıç motivasyonu farklı olsa da, aynı siyasi iklim nedeniyle karşılık buldu. Mutlak butlan kararı, Türkiye’nin hukuk devleti ilkesini altüst eden, demokrasiye hançer gibi saplanan, halkın iradesini sakatlayan tarihi bir kırılmadır. Bağımlı yargının amacı siyasidir ve bu durum Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerini tehdit etmektedir.” dedi.

Ömer Günel, Özgür Özel öncülüğünde kurulan YENİ Parti’yi “bir mecburiyet” olarak değerlendirerek, “Cumhuriyet, demokrasi, millet iradesinin üstünlüğü, hukuk devleti ve toplumsal refah inancına sahip olanların, bu inançları savunanların yeni bir yol açma iradesidir. Halkın önemli bir kesiminin desteğini alarak, daha doğar doğmaz ana muhalefet partisi olmuştur. Keşke bu mücadele, baba ocağı CHP’de devam edebilseydi. Ancak, kurultay kararı alma iradesini reddeden yöneticiler, demokrasi ve millet iradesi ilkesini de reddetmişlerdir. Benim tarafım; Cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti ve toplum iradesidir. Özgür kaldığımda, bu değerleri temsil edenlerle yolculuğuma devam edeceğim.” şeklinde sözlerini tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu