Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı’nı Tanıttı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı’nda aile değerlerinin önemine vurgu yaptı ve doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı çerçevesinde önemli açıklamalarda bulundu. Programda ailenin toplumsal yapının temeli olduğu vurgulanarak, “Aile güçlü olduğunda toplum da güçlü olur” ifadesi öne çıktı.
Erdoğan, doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek, 2007 yılında yaptığı “en az 3 çocuk” çağrısını hatırlattı. Bu konuda, “Aradan geçen sürede çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O gün bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı kabul etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek” dedi.
Rakamların endişe verici olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin doğurganlık hızının 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğünü ve 2024’te bu oranın 1,48’e gerileyeceğini öngördüklerini ifade etti. Türkiye’nin ortanca yaşının Avrupa’dan 10 yaş genç olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu sorunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, birçok ülkenin benzer demografik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında belirlenen beş önceliği de açıkladı: aile kurumu ve nesillerin korunması, evliliğin teşviki, doğurganlık hızının artırılması, gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahı ile kırsal kalkınma ve nüfusun dengeli dağılımı.
Erdoğan, aile yapısının güçlendirilmesinin toplumun da güçlenmesi anlamına geldiğini belirterek, “Aile zayıfladığında birey zayıflar, toplum puan kaybeder. Ailenin huzuru, milletin huzurundan ayrı düşünülemez” dedi. Türk milletinin tarih boyunca aile bağlarının gücü sayesinde varlığını sürdürdüğünü ve bu değerlerin korunmasının önemine dikkat çekti.
Son olarak, Erdoğan, dijital çağda aile yapısının da değiştiğini, evlilik yaşının yükseldiğini ve boşanma oranlarının arttığını belirterek, bu durumun doğurganlık hızını olumsuz etkilediğini ifade etti. Aile ve Nüfus On Yılı Programı’nın, Türkiye’nin geleceği için kritik bir adım olduğunu vurguladı.




