Diyarbakır Havzası’nın Petrol Potansiyeli: Günlük 250 Bin Varil

Diyarbakır Havzası’nın günlük 250 bin varil petrol ve 25 milyon metreküp doğal gaz potansiyeli olduğu belirtildi.

ABD merkezli enerji şirketi TransAtlantic Petroleum’in Yönetim Kurulu Başkanı Malone Mitchell, Diyarbakır Havzası’nın uzun vadede günlük 250 bin varil petrol ve 25 milyon metreküpten fazla doğal gaz üretim kapasitesine ulaşabileceğini duyurdu.

Mitchell, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve ABD’nin önde gelen petrol üreticilerinden Continental Resources ile birlikte Diyarbakır Havzası’ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi üzerine yürütülen çalışmalara dair açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin konvansiyonel olmayan hidrokarbon kaynakları açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Mitchell, bu tür kaynakların gözeneklilik ve geçirgenlik özelliklerinin daha düşük olduğunu belirtti. Türkiye’nin güneydoğusundaki Diyarbakır Havzası ve kuzeybatısındaki Trakya Havzası’nın bu potansiyele sahip iki ana bölge olduğunu ifade etti.

Şirketin TPAO ile uzun yıllara dayanan işbirliğinin son zamanlarda yeni bir boyut kazandığını dile getiren Mitchell, Kuzey Amerika’da yaygın olarak kullanılan konvansiyonel olmayan petrol ve gaz kaynaklarının üretiminde edindikleri deneyimleri Türkiye’ye taşıdıklarını belirtti. Bu işbirliğinin bilgi birikimi, sermaye ve kaynak paylaşımına dayandığını vurguladı.

Diyarbakır Havzası’nın beklenen gelişimi doğrultusunda, önümüzdeki beş yıl içerisinde sahada yaklaşık 25 sondaj kulesinin kurulabileceğini ifade eden Mitchell, her sondaj kulesinin yatay sondaj yapması nedeniyle dört ya da beş dikey kuyunun verimliliğine eşdeğer olacağını belirtti. Bu durumun, daha az yüzey alanı kaplayarak önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.

Mitchell, Diyarbakır Havzası’nın uzun vadeli potansiyeline dair öngörülerini paylaşarak, bu bölgenin yaklaşık 20 yıl içinde Türkiye’nin mevcut kuyularının toplamından daha fazla kuyuya sahip olabileceğini düşündüğünü ifade etti. Beş yıllık bir büyüme sürecinin ardından olgun bir üretim seviyesine ulaşacaklarını belirten Mitchell, havzanın toplam potansiyelinin günlük 250 bin varil petrole kadar çıkabileceğini ve doğal gaz üretim potansiyelinin de günlük 25 milyon metreküpten fazla olabileceğini söyledi. Bu miktarın, Türkiye’nin iç talebinin önemli bir bölümünü karşılayabileceği öngörülüyor.

TPAO’nun üretimin büyük kısmını gerçekleştireceğini belirten Mitchell, süreç ilerledikçe bazı sahaların tek başına sahibi ve geliştiricisi olarak faaliyet gösterebileceğini ifade etti.

Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Mitchell, ülkenin coğrafi konumunun en büyük avantajı olduğunu söyledi. Türkiye’nin enerji koridorlarının kesişim noktasında yer aldığını belirten Mitchell, küresel enerji dinamiklerindeki değişimlerin Türkiye’nin önemini artırdığını vurguladı. Enerji şirketlerinin artık sadece kaynak büyüklüğüne değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki istikrar ve öngörülebilirliğe de dikkat ettiğini ifade eden Mitchell, Türkiye’nin yatırımcılar için güvenilir bir istikrar sunduğunu belirtti.

ABD’li şirketlere Türkiye’de faaliyet göstermeyi ve Türk enerji sistemine katılım sağlamayı tavsiye eden Mitchell, Türkiye ile kurulan işbirliklerinin referans gösterilerek güven inşa edildiğini söyledi. Özbekistan örneği üzerinden bu yaklaşımın başarılı bir şekilde uygulandığını aktardı.

Türkiye ile işbirliğini büyük bir fırsat olarak gören Mitchell, bu ortaklığın dünya çapında sahip oldukları en önemli fırsatlardan biri olduğunu belirtti. TPAO ile kurulan ortak girişimin, başarıya giden en iyi yolu garanti altına almak amacıyla diğer faaliyetlerini sınırladıklarını ifade etti. Bu işbirliğinin, sadece başarılı olmakla kalmayıp, TPAO’nun onları başka projelere de davet etmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Geçtiğimiz yıl mart ayında, TPAO ile TransAtlantic Petroleum ve Continental Resources arasında Diyarbakır Havzası’ndaki konvansiyonel olmayan petrol ve doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesi için bir ortak girişim anlaşması imzalanmıştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu işbirliğini Türkiye’de petrol aramacılığında yeni bir dönemi başlatan bir anlaşma olarak tanımlamış ve projede yerli iş gücünün eğitimi ile teknik bilgi transferinin sağlanacağını bildirmişti. Türkiye’nin günlük ortalama petrol tüketiminin 1 milyon varil seviyesinde olduğu göz önüne alındığında, Diyarbakır Havzası’nın bu tüketimin yüzde 25’ini karşılayabilecek bir potansiyele sahip olduğu öngörülmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu